BİR ELBİSEDEN KALAN
4 Ocak 2026
H. Çiğdem Deniz
Geçen gün Mrs. Harris Goes to Paris filmini izledim. Bir elbise için yola çıkmış gibi görünen ama aslında kendine doğru yürüyen bir kadının hikâyesi… Film bittikten sonra içimde tuhaf bir sızı kaldı. İnsan bazen büyük kararlar almadan da hayatına dokunabiliyormuş; sadece içinden gelen bir isteği ciddiye alarak.
Akşam Bademli’li ahbabımız Aykut abiler oturmaya geldiler. Kendilerini yavaş yavaş emekliliğe alıştırmaya başlamışlar. Eskiden gezmek, tozmak nerede…
Şimdilerde sanki hiç yaşamadıkları bir bahar gelmiş de sefasını sürüyor gibiler.
Aykut abi ince uzun, yanakları hep hafif kızarık, gülmeyi yüzüne yerleştirmiş bir adam. Toprakla uğraşanların o tanıdık yanık teni var üzerinde; güneş onda sadece iz bırakmamış, karakter olmuş sanki. Şimdi saçlarına düşen beyazlar, konuşurken arada durup derin bir nefes alışları, emekliliğe alışmaya çalışan bir adamın sessizliğini ele veriyor. Ama gülünce hâlâ o eski Aykut abi; sanki birazdan traktörün kasasına atlayıp gidecekmiş gibi.
Hiç susmadık doğrusu. Bu kadar laf nereden bulunur, ben bile mutfağa gidip geldikçe kendime şaştım. Sohbet döndü dolaştı geçmişe geldi.
Çocukluğum iki yaşımdan ilkokul bitene kadar Bigadiç’te geçti. Bizim ilçenin perşembe günleri pazarı olurdu. Traktöre atlayıp gelirlerdi; Kuyu Mahallesi’ndeki iki katlı, büyük avlulu evimize. Gitme vakitlerinin yaklaştığını fark ettiğimde saklamıştım “goraklarını”. Bütün uğraşımın boşa çıkma ihtimali vardı ama ben yine de üst üste giydiğim kıyafetlerle onlardan önce koşturup, tarihi Yeşilli Camii’nin önünde duran kırmızı traktörün kasasına atlamıştım.
Annemin “Hadi artık eve gel” diye telefon edişlerini kulak arkası eder, onlarla köy hayatının bir parçası olmaya devam ederdim. Ne çok oyunumuz vardı… Badem toplamanın ve kırmanın yarışını yapar, “misafirim” diye bana bilerek yenilirlerdi. Çalışmak gerekiyordu köyde; yaşam öyle lay lay lom değildi. Ben de anlayacak yaşta değildim belki.
Fatma abla belleğimde hep çocukluğuyla durur. Aykut abiden daha kısa boylu, iki yana örülmüş koyu renk saçları kalçalarına kadar uzanan bir kız çocuğu… Saçlarının ağırlığına rağmen başı hep dimdikti. Gözleriyle konuşanlardandı; o samimi, çekinmeden bakan hâlini hiç unutmadım. Çamurdan yaptığımız köprülerin başında, dünyanın hiç yıkılmayacağına inanır gibi dururdu.
Fatma ablamla çamurdan köprüler kurar, sanki hiç bozulmayacak sanat eserleri yapardık. Döndüğümde durmadan sorardım: “Duruyorlar mı hâlâ?” Bana tatlı yalanlar söylemeyi ne zaman bıraktılar bilmiyorum; belki de ben sormayı bırakıncaya kadar.
Meyvelerimizi yerken dedelerimizin ortak bir kaderde buluştuklarını fark ettik. İkisi de Yunan askerlerinin gazabından son anda kurtulmuştu. Benim dedem yüzme bilmezdi. Bir elmayı suya atıp “Git, onu getir” demişlerdi; niyet elmayı almak değil, dedemi suyun içinde kaybettirmekti. Hayat bazen bu kadar acımasız, bu kadar açık oynardı. Onu kurtaran ise köylüsüydü; Yunan askerlerinin arasında dolaşan, görünmez olmayı öğrenmiş biri. Sessizce el uzatmış, ölümü bir anlığına durdurmuştu.
Onların dedesi ise bir bıçak darbesinin eşiğinden dönmüştü. Tam o sırada, yufka yürekli bir Yunan askeri araya girmişti.
“Çocuktan ne istiyorsun?” demiş, bıçağı tutan eli geri çekmişti.
Hayatın terazisi bazen aynı elde hem iyiliği hem kötülüğü taşırdı.
O an anladım…
İyilikler ve kötülükler, varoluşun ayrılmaz parçalarıydı.
Tıpkı bir elbisenin hem kumaşı hem dikişi gibi.
Mrs. Harris Paris’e bir elbise için gitmişti belki ama ben, o akşam dedelerimin hayatta kalmış nefeslerinde, kendi varoluşumun izini sürdüm.
İnsan bazen bir ömür yaşar, bazen de anlatılan bir hatırayla var olur.
(
Bir Elbiseden Kalan başlıklı yazı
çitlembik tarafından
5.01.2026 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )
Okuduğunuz Yazının Site Kurallarını İhlal Ettiğini Düşünüyorsanız, Site Yönetimine Bildirmek İçin Tıklayınız.