Altın Tozu
Kalabalık,
Paslı
bir çan gibi çınlayıp sustuğunda
Basamakları göğsümden oyulmuş,
Belirir İçimde yosun tutmuş bir merdiven
Her adımda biraz daha içeri inerim.
Dipte olan bir inci değil,
Kendi nabzımın saydam yankısıdır olan
Kırınca aynalarımı
Parçalarında yüzüm değil, mazi gezinir.
Rüzgâr, avuçlarımdaki tüm isimleri silerken
Harfler kuş olup uzaklaşır grileşen zihnimden
Geçmiş, içimde ağır bir kapı değil,
Aralığından buğday kokusu sızan
Kör bir ambardır artık
Yalnızlık, bir çöl değildir sandığım gibi,
Kumlarının altında gizli bir ırmak dolaşır.
Susadıkça suya dönüşür
İçtikçe daha berrak olurum.
Çölleşen vefanın coğrafyasında
Kendi içimde açtığım kuyudan
Ha bire göğ(süm)e doğru serinlik çekerim.
Şimdi huzur, bir kuş tüyü değil,
Kemiklerimde büyüyen sessiz bir ağaçtır.
Kökleri en tenha yerimde çoğalır.
Ve yükseldikçe toprağa daha çok inerim.
.
.
.
.
.
.
.
(
Altın Tozu başlıklı yazı
AYDIN UZKAN tarafından
22.02.2026 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )
Okuduğunuz Yazının Site Kurallarını İhlal Ettiğini Düşünüyorsanız, Site Yönetimine Bildirmek İçin Tıklayınız.