Makale / Tarihsel Makaleler

Eklenme Tarihi : 3.03.2026
Okunma Sayısı : 63
Yorum Sayısı : 1
Alaman  Çeşmesi

ALAMAN  ÇEŞMESİ

KARDİNAL  ARAP  MAHMUT’TAN HACI  WİLHELM’E  GİZLİ  MÜSLÜMANLARIMIZ.-4. BÖLÜM-

Son  bölüm  olduğu  için  biraz  uzatacağım.  Hakkınızı  helal  edin  lütfen.

 

********

Kaiser  II.  Wilhelm,  Türkiye’ye ilk  kez  geldiği  1889 yılında  Osmanlı  Devletine  bol  bol  Alman  tüfeği  satmış,  ikinci  gelişinde  ise Bağdat  Demiryolu  yapımının  Alman  firmalara  verilmesi vaadini almıştı.  Osmanlı  Padişahı  ve  İslam dünyasının  halifesine  onun  da  bir  jest  yapması  gerekiyordu.  Ancak  bu  jest  öyle madalya,  çalar  saat,  yağlıboya  tablo  gibi  sadece  padişahın  ve  çevresindeki  insanların  görebileceği  bir  şey  değil Dünya  durdukça  herkesin  görebileceği,  Türklerin  çok  hoşuna  gittiği  gibi aynı  zamanda  herkesin  Alman  güzel  sanatlarına  hayran  kalacağı  bir  şey  olmalıydı.

Türkler  hayır  işi  olarak  en  çok  ne  yaptırırdı?  Çeşme.  O  halde İstanbul’a  hem  de  Sultanahmet   ve  Ayasofya  Camiinin tam  karşısına  öyle  bir  çeşme  kondurmalıydı  ki dünya  durdukça  insanlar bu  çeşmeyi hayranlıkla  temaşa  etmeliydiler.

Bizim  Hacı  Wilhelm, Padişah  II. Abdülhamit’i  ve  Türk  Milletini  çözülmez  bağlarla  kendisine  bağlamak  için  İstanbul’a  ikinci  gelişinin  anısına eski  Hipodrom  Meydanında,  Vak’a-i  Vakvakiye  dediğimiz  kanlı olayın  cereyan  ettiği  ağacın  hemen  bitişiğine bir  çeşme  kondurmak için  mimarlarını,  mühendislerini harekete  geçirdi.

Önce  çeşmenin  kondurulacağı  alanın çevre  düzenlemesi  yapıldı,  daha  sonra 1899 Yılında Alman mimar Schoele  Alman mimar Carlitzikle ve  İtalyan Mimar Joseph Anton nezaretinde  çeşmenin  Sultanahmet  Meydanındaki  bugünkü  yerine  monte  edilmesi  çalışmaları  başlamıştı.

Monte  diyorum  fotoğrafta  gördüğünüz  o  çeşmenin  aşağı  yukarı  tamamı  parça  parça  Almanya’dan  gemilerle  İstanbul’a  getirildi  ve İstanbul’da  monte  edildi.  Türkler  ise  içine ufak tefek  süslemeler ve  yazılar  yazdılar  ( Az  sonra  oraya  da geleceğim )

Evet, yapımına daha  doğrusu  montajına  1899’da  başlanan  çeşmenin  açılışı  1Eylül  1900’de  Sultan  II.  Abdülhamit’in  tahta  çıkışının  24.  Yılında  olacaktı.  Güya  her  şey  böyle  planlanmıştı  ama 1 Eylül  1900’de tamamlanamadı.  Daha  doğrusu  tamamlanmadı  çünkü  bir  başka  hesap  vardı.

Ne  tesadüf  (!)  II.  Abdülhamit’in  tahta  geçişinin  24.  Sene-i  devriyesine  yetişemeyen  çeşme  27  Ocak  1901’de  tamamlandı.  Tam  da Hacı  Muhammed  Wilhem-i Sânî Hazretlerinin  doğum  gününe…

O  gün  İstanbul  halkı  ve  açılışa  için  gelen  Almanlar  ve o  zamanlarda da  turistler  var  mıydı  bilmem  ama  İstanbul’a  gelen  yabancılar Alaman  Çeşmesinin  musluklarından  akan tatlı  şerbetlerden  içip  Hacı  Muhammed  Wilhelm  Hazretlerinin  sağlık,  sıhhat  ve  muzafferiyeti  için  bol bol  dua  ettiler  ve çeşmenin  kaidesine  Almanların,  kubbesine  Türklerin  yazdıkları  şu  yazıları  okudular.

Almanlar,  çeşmenin  kitabesine  Almanca  olarak ‘’
Alman Kaiser’i Wilhelm II 1898 yılı sonbaharında Osmanlıların hükümdarı haşmetlü Abdülhamid II nezdinde ziyaretinin şükran hatırası olarak bu çeşmeyi yaptırdı” Yazmaktaydı.

Kubbedeki  Osmanlı  Türkçesiyle  yazılmış  olan beş beyitlik  şiir  ise  Aziziye  kahramanı  Gazi  Ahmet  Muhtar  Paşa’ya ait  olup  kubbeye  Hattat  İzzet  Efendi tarafından  yazılmıştır ve  şunlar  yazılıdır  o  beyitlerde:

Hazret-i Abdülhamid Hân'ın muhibb-i hâlisi
Ziver-i iklil-i haşmet Kayser-i âli-tebâr


[Sultan Abdülhamid Han'ın gerçek ve halis dostu, müzeyyen ( süslü )  taç sahibi]


Ya'ni Alman İmparatoru, hükümdâr-ı güzîn
Hazret-i Wilhelm-i sânî, kâmurân-ı ruzigar


[Alman imparatoru, seçkin hükümdar - Zamanın arzularına ulaşanı, Wilhelm Hazretleri]


Pâdişâh-ı âl-i Osmân'ı ziyâret kasd idüb
Makdemiyle eyledi İstanbulu pirâye-dar

[Osmanlı Padişahını ziyarete niyet eyleyip adımı ile/gelişi ile İstanbul'u süsledi]


Bu mülâkât-ı muhabbetperveri tezkâr içün
Eyledi bu çeşmesârı sâha-yı pirâ-yi karar

[Bu dostluk buluşmasını hatırlatmasi için  bu çeşmeyi meydana yaptırdı]


Su-be-su câri olan âb-ı safâ teşkil ider
Ab-ı sâfî-i musâfâta misâl-i âb-dâr (1316)

[Çeşmeden akan duru ve temiz sular iki ülke ve hükümdar arasındaki samimi dostluğun simgesi gibidir. (1901) ] .


*******

Peki  Kaiser  II. Wilhelm’in  Türkleri  kafaya  alma  çabalarına  karşılık  anneannesi  İngiltere  Kraliçesi  Victoria herhangi  bir  şey  yapmadı  mı?

Yapmaz  olur  mu?  Yaptı  ama  Türklere  ‘’  Biz  Almanlardan  daha  Müslümanız  ‘’  demedi.  Tam  tersine  Müslüman  Arapları  Türklere  karşı  kışkırttı. Artık  Arapların yaşadığı  topraklardaki gazetelerde,  dergilerde,  afişlerde  ve  hatta evlerin  duvarlarında Arapların  ağzından  şunlar  yazmaktaydı:

‘’İliklerine kadar cahil olmasına ve ifsat edilmişliğine ve karı tabiatlılığına ve o iki milyonu aşmayan sayılarına rağmen soysuz Türkler, 35 milyondan fazla Allah Hizmetkarı biz Arapları bin senedir boyunduruk altında tutuyorlar.

Eyy bu peygamber memleketi ahalisi! Siz pis Türk’ün zulmünü biliyorsunuz. Onlar sizin kutsal kanunlarınızı yok ettiler, kutsal kitabınızla alay ettiler, sizi köle yaptılar, sizin dilinizde Halifelik varken Türkler Halifeliğide sizden çaldılar. (Tibavi. Arabic and islamic Themes London)

**
İngilizler  bu  kışkırtmaya  1910  Yılında yani  II.  Abdülhamit  tahttan  indirildikten  sonra  başladı çünkü  o  halife  olarak  tahtta  bulunduğu  sürece  Müslümanları  kandırması  hiç  de  kolay  değildi.

II.  Abdülhamit’e  bir  cihat fetvası  imzalatmak da II.  Wilhelm  için  neredeyse  imkansızdı  zira II.  Abdülhamit ülkeyi  savaşa  sokup  bir  macera  yaşamak  yerine İngiltere,  Fransa  ve  Rusya’yı  Almanya  ile  korkutarak  Osmanlı  Devletinin  ömrünü  uzatmaya  çalışıyordu.

Ancak  bilindiği  gibi  27  Nisan  1909’da  tahttan  indirdiler.

II. Abdülhamit’i  Tahttan  indiren  Hareket  Ordusunun  başkomutanı Mahmut  Şevket  Paşa  23  Ocak  1913’de yapılan  Bâb-âlî  baskınından  sonra  sadrazam  oldu  ve  Osmanlı  Devletinin  ikinci  adamı  olarak ( Birinci  adam  aslında  Padişah  Mehmet  Reşat  olmalıydı  ama  zavallım  hiç  bir  zaman  bırakın  birinci  olmayı  yirminci  bile  olamadı )

Evet,  Mahmut  Şevket  Paşa,  Osmanlı  Devletinin  sadrazamı  olarak  Kaiser  Wilhelm’e  şöyle  bir  mektup  yazdı:

“Elimizde usta ve namuslu bir memur sınıfı yoktur. Ordu tepeden tırnağa yeniden ıslah edilmelidir. Ordunun yeniden yapılandırılması için umudum Almanya’dır. Bize yardım edin ıslahatçı heyetler gönderin”

Hürriyet Kahramanı(!) Mahmut Şevket Paşa’nın bu isteğine Türk dostu Hacı Wilhelm’in verdiği cevap ise tam bir aşağılama belgesi  olduğu  gibi II.  Abdülhamit  ile  onu  tahttan  indirip  ülkeyi  daha  güzel  yöneteceklerini  vaad  edenler  arasındaki  farkı  ortaya  koyan  muhteşem  bir  belgedir.

Mahmut  Şevket  Paşa’ya  verilen  cevap  aynen  şöyledir:

“Masejte İmparator Büyük Kaiser, Osmanlı İmparatorluk Hükümetinin dilediği Islah Heyeti gönderme isteğini kabul etmek tenezzülünde bulunmamıştır.”

*****

Osmanlı  Sadrazamı  Mahmut  Şevket  Paşayı  adam yerine  koymayan  Kaiser II.  Wilhelm  1917’de  bir  kez  daha  İstanbul’a  geldiğinde  Osmanlı  Devleti  çoktaaan  o  çok  istediği  cihat  fetvasını  yayınlamıştı  ve  yine  1917  yılı  itibariyle  Almanya da  Osmanlı  Devleti  de  ağır  yenilgiler  almaktaydı.

1917’de  Osmanlı  Padişahı  V.  Mehmet  Reşat’ı  Almanya’ya  davet  etti  ancak  V.  Mehmet  Reşat  çok  hasta  olduğundan  kardeşi  Vahdettin ve o  sırada  7.  Ordu  Başkomutanlığı  görevinden  istifa  edip  İstanbul’a  gelmiş  olan  Mustafa  Kemal Paşa  birlikte  Almanya’ya  gittiler.

Evet,  bu  dizi  de  ---BİTTİ----


( Alaman Çeşmesi başlıklı yazı Sami Biber tarafından 3.03.2026 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )
Okuduğunuz Yazının Site Kurallarını İhlal Ettiğini Düşünüyorsanız, Site Yönetimine Bildirmek İçin Tıklayınız.
 

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu