Tema
Üye Ol Giriş Yap
Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Sesli Şiirler Yazarlar Forum Sohbet Online Üyeler
(0 oy)

İnsanlar-öğretmenler Öldürülmesin

İnsanlar-öğretmenler Öldürülmesin

        "Bana çiçek getirin, dünyanın bütün çiçeklerini buraya getirin."  Köy öğretmeni Şefik Sınıg'in son sözleri.

 

 Bu sözlerden çok etkilenen ünlü şair Ceyhun Atuf Kansu

 Aşağıdaki dizelerle başlayan “Dünyanın Bütün çiçekleri” şiirini yazar:

“Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum
Bütün çiçeklerini getirin buraya,
Öğrencilerimi getirin, getirin buraya,
Kaya diplerinde açmış çiğdemlere benzer
Bütün köy çocuklarını getirin buraya,
Son bir ders vereceğim onlara,
Son şarkımı söyleyeceğim,
Getirin, getirin...ve sonra öleceğim…”

 

Öğretmen okulunda duydum bu şiiri ilk kez. Büyük sınıflardan bir abla okuyordu bir okul etkinliği gecesinde. Şiiri ben de bir Öğretmenler Günü’nde bine yakın öğrencilerin önünde okumuştum. Şiir, daha 24 yaşında Şefik Sınığ öğretmenin dramatik ölümü için yazıldığını öğrendim. Ve bu güzel şiiri duyunca tanımsız hüzün kaplar yüreğimi…

 

        Sanal dünyada tanıştığım, hemen hemen her gün iletişim içinde olduğum benim gibi emekli bir öğretmen arkadaşım var. Karşılıklı paylaşımlarla günlük olayları değerlendiririz. Geçen gün paylaşımını göremeyince durumunu merak ettim. Bir ileti ile hal ve hatırını sordum. Şu ileti ile döndü arkadaşım bana:

“Merhaba. Meslek büyüğüm; hem ölen hanım öğretmene hem de öldürülen adaşı tarikat sarmalına bulaşmış zavallı kadına çok üzüldüm pek ağladım. İçimden yazmak gelmedi.

 

        Arkadaşım, öldürülmesiyle ulus olarak bizleri yasa boğan Fatma Nur Çelik öğretmen ve zavallı kadının acı kaybına ağlamıştı. Evet, ulusça üzüldük kayıplarımıza. Fatma Nur öğretmenimize. Öğretmenimiz 44 yaşındaymış. Daha nice öğrencilerimizin yetişmesine katkı sunacaktı öldürülmeseydi!

 

Öğretmen, ölüm yatağında bile son söz olarak: “Öğrencilerimi getirin, getrin buraya… Son bir ders vereceğim onlara/ son şarkımı söyleyeceğim,/ Getirin getirin… ve sonra öleceğim.” Diyerek kalbinde, ruhunda taşıdığı öğretmenliğin o yüce insan-öğrenci sevgisini söyleyerek ebediyete uçuyor. Fatma Nur öğretmenimiz de son nefesini verirken muhakkak meslektaşı Şefik Sınığ’ın duygularını yaşıyordu. Çünkü öğretmenler öğrencilerini çok çok severler, kendi öz çocuklarından da daha çok.

 

 Öğretmenler, toplumu karanlıklardan aydınlığa taşıyan meşalelerdir. Cehaletle savaşta bayrağı en önde taşıyan eğitim ordusunun meçhul askeridirler. Ve kalplerinde taşıdıkları çocuk-insan sevgisi uçsuz destansı bir sevgidir.

 

Öğretmen ölürse meşale söner, geleceğin güvencesi çocuklarımızın kalbine akan sevgi pınarları kurur. Toplumsal barış onulmaz yaralar alır. Yeni kuşakları yetiştirecek kaynaklar kuraklaşır.

 

Ve çevremiz ateş çemberi. İran’da acımasızca onlarca çocuk bir anda öldürüldü! Askerlerle birlikte siviller öldürülüyor! İnsanlık ölüyor tıpkı Gazze’de öldüğü gibi. Onun için Türkiye Cumhuriyetini kuran aynı zamanda başöğretmen olan Mustafa kemal Atatürk yeni neslin öğretmenlerin eseri olduğunu söylemiş. Ve “Yurtta barış, dünyada barış” sözüyle de ülkemizin ezeli iç ve dış politikasının yönünü çizmiştir.

 

Türkiye Cumhuriyeti hükümetleri, öğretmenliğe gerekli önemi verdikçe, her koşulda izlenecek politikalarımızda barışı, tarafsızlığı önceledikçe ve iç barışı en üst düzeyde sağladıkça insanların-öğretmenlerin öldürüldüğü haberler yerine ulusça sevinç duyacağımız haberlere uyanırız. Ülkemizde yaşanacak barış ortamı çevreye de yayılır halka halka tıpkı durgun sulara atılan taşların oluşturduğu git gide büyüyen halkalar gibi.

 

 

Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
0 (0 oy)
  • Yorumlar 3
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com
İnsanlar-öğretmenler Öldürülmesin

İnsanlar-öğretmenler Öldürülmesin

sahara sahara