Bahar bir yerden başlamadı bu kez
zaten içimde çoktan çözülmüş bir kışın devamı gibi sızdı içeri
toprağın altından değil, kalbimin en dip suskunluğundan yürüyerek.
Isınan hava değildi önce,
senin adını taşıyan görünmez bir dokunuştu
ve ben, hangi mevsime ait olduğumu unutarak
o dokunuşun içinde erimeyi seçtim.
Kar hâlâ düşüyordu bir yanımda,
ama beyazlığı artık üşütmüyordu,
çünkü aynı anda bir yazın eşiğindeyim.
Tenimde eriyen her tanede
güneşin gizli bir hatırası vardı.
Bir kar tanesi dudaklarıma değdiğinde
tuzlu bir deniz kabuğuna dönüştü aniden,
içinde dalgalar değil,
sana söyleyemediğim cümleler çınladı.
Rüzgâr geçti sonra
ama bir yerden esmedi,
sanki içimden dışarı doğru yayıldı.
Dağların doruklarında öğrendiği yalnızlığı
omuzlarıma bırakarak indi aşağı
ve ben, bir zirve ile bir sahil arasında
ikiye bölünmüş gibi hissettim kendimi.
Bir yanım yüksekte üşüyen bir taş,
diğer yanım kıyıya vuran bir dalga
ikisi de sana ulaşamıyor,
ama ikisi de senden vazgeçmiyor.
Yaz, gölgelerin uzadığı bir akşam gibi
gizlice sızdı gözlerime,
güneş batmadı aslında,
sadece senin yokluğunda başka bir renge dönüştü.
Ve o renk
ne tam sıcak, ne tam soğuk,
ne tam huzur, ne tam yangın
adı konmamış bir hasretin tonuydu.
Deniz kabukları toplamadım bu kez,
çünkü anladım ki
her şey zaten içimde birikiyor,
her dalga, her rüzgâr, her kar tanesi
gelip kalbimin kıyısına bırakıyor seni.
Kulak vermeme gerek kalmıyor artık,
çünkü içimdeki uğultu
zaten seninle konuşuyor durmadan.
Ve aşk,
o artık bir başlangıç değil,
bir bekleyişin kendisi.
Ne kapıyı çalıyor, ne geri dönüyor
eşikte duruyor,
seninle benim aramda gerilmiş bir an gibi.
Ben o anın içinde yaşıyorum,
ne ileri gidebiliyorum
ne de geriye dönebiliyorum.
Belki de bu yüzden
bahar yazla karışıyor içimde,
dağ rüzgârı deniz kokuyor,
kar tanesi yanarken düşüyor avuçlarıma.
Çünkü sen yoksun
ve yokluğun, bütün mevsimleri
tek bir eksik cümlede topluyor.
Eğer bir gün gelirsen,
hiçbir şey anlatmam sana,
çünkü anlatsam eksik kalır.
Ama bakışlarımda görürsün
bir kar tanesinin nasıl yandığını,
bir yaz akşamının nasıl üşüdüğünü,
bir denizin nasıl suskunlaştığını,
ve bir insanın
seni sevmeyi nasıl mevsimlere böldüğünü.
( Mevsimlerin Eşiğindeki Aşk başlıklı yazı basak--kaya tarafından 31.03.2026 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )
Okuduğunuz Yazının Site Kurallarını İhlal Ettiğini Düşünüyorsanız, Site Yönetimine Bildirmek İçin Tıklayınız.
 

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu