Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum Sohbet Online Üyeler
(0 oy)

Küller İçinde Saklanan Bahar

Ey kalbimin en derin kıyısında büyüyen sessiz mevsim,

Biz, henüz adı konulmamış bir nehrin iki ayrı kaynağı gibi çıktık yeryüzüne.

Dağlar aramıza gölgelerini serse de aynı denize yürüyen suların kaderiyle aktık.

Göğün ilk mavisini kim ördüyse, güneşin alnına ilk ışığı kim sürdüyse, bizim hikâyemize de o eski el dokundu.


Bu yüzden gözlerin, zamandan önce açmış bir bahçe gibi durur içimde.

Bir nar tanesi kadar kırmızı, bir kervan kadar uzun bekleyişler taşıdım sana.

Geceler, siyah atlarını sürerken ufukların üzerinden, ben kirpiklerinin gölgesine sığındım.

Ay, gümüş bir çoban gibi yıldız sürülerini toplarken, senin adınla doldu bütün boşluklarım.


Fakat dünya, en parlak cevheri bile avuçlarında aşındıran eski bir değirmendir.

Rüzgârlar gelir, mermerleri bile kum tanesine çevirir.

İnsanlar da zamanın hoyrat ellerine bırakır en kıymetli emanetlerini.

Bir gün güller kurur vazolarda, bir gün hatıraların üzerine toz iner.

Kırlangıçlar başka çatılara yuva kurar, takvimler başka yüzlere döner.

Ve nice yürek, kendi kışını taşırken sırtında, baharın hangi kokudan doğduğunu unutur.


Oysa biz, kar altında bile yeşermeyi bilen inatçı tohumlardık.

Bazen fırtınalar geçecek üzerimizden.

Bazı sabahlar, ufkun bütün renkleri sökülecek gökyüzünden.

Bir dal kırılacak, bir yaprak düşecek, bir kuş geri dönemeyecek yuvasına.

Yine de birbirine yaslanan iki ağacın kökleri gibi karanlığın altında buluşacağız.


Çünkü bazı bağlar, gözle görülen yerlerde değil, toprağın kimseye göstermediği derinliklerde büyür.

Ve ben, yüreğimin en kuytu odasında, işlemeli bir sandığın içinde saklıyorum hâlâ çiğ damlasından yapılmış sabahları.

Orada, güneşin henüz dokunmadığı gül yaprakları arasında, kahkahaların duruyor.


Bir çocuğun avuçlarından kaçan uçurtmalar, bir dere kenarında unutulmuş papatyalar, yağmurdan sonra toprağın yüzüne yayılan o temiz koku, hepsi aynı sandığın içinde.

Ne şehirlerin taş duvarları ulaşabilir oraya, ne kalabalıkların paslı gürültüsü.

Çünkü bazı hatıralar, demirden kapılarla değil, masumiyetle korunur.


Ve gün gelir, bütün mevsimler yorulup omuzlarını indirirken, gökyüzü son yıldızını da uğurlarken, o saklı sandık açılır içimde.

İçinden binlerce serçe havalanır.

Kanatlarında ilkbahar taşırlar.

Ve dünya, unutmanın uzun gölgesinde yürürken bile, o serçelerin bıraktığı ışıklarla yeniden çiçek açar.

Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
0 (0 oy)

Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler

  • Yorumlar 0
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com

Küller İçinde Saklanan Bahar

basak-kaya basak-kaya