Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum Sohbet Online Üyeler
(0 oy)

İçimdeki kadınlar garı

İçimde eski bir gar yaşıyor şimdi.

Duvarlarına sinmiş pas kokusu,

geceyi omzunda taşıyan yorgun raylar

ve hiç susmayan bir uğultu. 


Ben aslında

yalnız çıkacaktım bu yolculuğa.

Saçlarımdan bütün şehirleri çözüp,

adımı kimsenin bilmediği

uzak bir durağa bırakacaktım.

Bir kadın nasıl unutursa kendini,

öyle usulca eksilecektim dünyadan.


Ama olmadı.

Ne zaman gözlerimi kapatsam

içimde başka bir ben uyanıyor.

Biri çocuk hâlim mesela, 

eteklerine yağmur bulaşmış,

elleri annesinin sıcaklığını arıyor hâlâ.

Bir diğeri

sevmenin boynunda bıraktığı izi

atkıyla gizlemeye çalışan genç bir kadın.


Bir başkası susuyor sürekli, 

çünkü bazı kırgınlıklar

sesini kaybedince büyüyor.

Hepsi doluşmuş içime.

Sanki göğsümde

ışıkları hiç sönmeyen bir terminal kurulmuş.

Her gece başka bir anı yanaşıyor peronlarıma.

Kapılar açılıyor sonra, 

içeri yarım kalmış cümleler giriyor,

gecikmiş vedalar,

ismini hâlâ duyunca içi ürperen aşklar. 


Ben hiçbirini çağırmadım oysa.

İçimin hoparlörlerinden

durmadan eski hayatlar anons ediliyor.

Unutamadığınız his birazdan kalkacaktır. 

Kırılmış kalbiniz ikinci hatta bekliyor. 

Çocukluğunuz gecikmeli varacaktır. 

Ve ben

elimde küçücük bir sessizlikle

o kalabalığın ortasında bekliyorum.


Gece uzadıkça

camlarda yüzüm çoğalıyor.

Bir kadının içinde

kaç kadın yaşayabiliyormuş meğer. 

Biri herkesi affetmek istiyor,

biri bütün köprüleri yakmak.

Biri hâlâ sevilmek için çırpınıyor,

diğeri yorgun bir deniz gibi

kıyıya vurup susuyor.


Dışarıda şehir akıyor.

Sokak lambaları sararmış bir yalnızlık gibi.

Gökyüzü,

boynuna kadar kedere bulanmış.

Ve ben

sanki kendi içimde yıllardır aktarma yapan

kayıp bir yolcuyum.

Ne tam gidebildim,

ne kaldım olduğum yerde.


Bazı geceler

kalbim eski bir bavul gibi açılıyor.

İçinden buruşturulmuş umutlar düşüyor yere,

kurumuş çiçekler,

cevabı hiç gelmemiş mektuplar. 

Bir de sürekli aynı yere çıkan

yorgun yollar.

Sanırım insan

en çok kendine geç kalıyor.


Ben şimdi

içimde birbirine çarpan bütün seslerle

uzun bir tünele giren tren gibiyim.

Karanlık büyüyor camlarda.

Ama yine de inmiyorum hiçbir durakta.

Çünkü biliyorum, 

nereye gidersem gideyim

o kalabalık kadın

benimle gelecek.

Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
0 (0 oy)
  • Yorumlar 1
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com

İçimdeki kadınlar garı

basak--kaya basak--kaya