Saçlarımda Kalan Kış
Geceyi topladım bugün saçlarıma.
Tararken düğümlerini, parmaklarıma eski günler takıldı.
Bir zamanlar gülerken kullandığım yüzü hangi çekmecede unuttum bilmiyorum.
Aynanın karşısına geçiyorum bazen.
Camın içinde ben değil, yarım bırakılmış bir mektup duruyor.
Sanki biri son cümlesini yazmadan gitmiş de yıllardır aynı boşlukta bekliyorum.
Omuzlarıma çöken şey yaş değil.
Yaşın bir ağırlığı olmaz.
Bu, bir zamanlar çok inanmış olmanın tortusu.
Bir ev düşün.
Pencereleri açık, perdeleri hâlâ rüzgârla konuşuyor.
Ama içinden çoktan taşınmış bütün sesler.
İşte öyleyim.
Kalbimin odalarında dolaşırken ayak seslerim bile yabancı geliyor bana.
Bazen geceleri yatağın diğer tarafına bakıyorum.
Kimseyi aramıyorum aslında.
Sadece eksikliğin aldığı şekli seyrediyorum.
Çünkü bazı yoklukların yüzü vardır.
Bazıları geceleri nefes alır.
Bazıları insanın yanında uyur.
Dudaklarımda kurumuş bir sonbahar taşıyorum.
Ne söylesem yaprak sesi çıkıyor.
Ne sussam içimde bir dal kırılıyor.
Annem görse tanımaz şimdi beni.
Çocukken düşerken dizlerim kanardı.
Büyüyünce kalbim.
Ve kimse kalbe üflenmeyi öğretmiyor.
Bir kadının içinde kaç mezarlık büyüyebilir?
Kaç vedayı taşıyabilir bir gülüş?
Kaç kırık hayal yerleşebilir gözlerinin altına?
Bilmiyorum.
Bildiğim tek şey,
her sabah yüzüme biraz daha benzemeyen biriyle uyanıyorum.
Yine de kalkıyorum.
Saçlarımı topluyorum.
Perdeleri açıyorum.
Çayı koyuyorum.
Dünyaya karışıyorum.
Kimse fark etmiyor,
içimde koca bir mevsim göç etmiş oluyor o sırada.
Ve akşam olunca,
herkes evine dönerken,
ben kendime dönemiyorum.
Çünkü bazı kadınlar bir gün kaybolur.
Sonra yıllarca yaşamaya devam ederler.
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 1
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.