Kıssalardan Bâki Olan'a
Bir yıldız gördüm gecenin bağrında,
Dedim ki: "Belki hakikat bundadır."
Sabah geldi, ışığı söndü ansızın,
Fanî olan nasıl ebedî kalır?
Bir ay gördüm sessiz ufuklar üstünde,
Gümüşten bir sırdı karanlık yüzüne.
Bir bulut örttü en parlak hâlini,
Kaybolan nasıl yol gösterir ömrüme?
Bir güneş gördüm dağların ardından,
Kudretin yayıldı bütün cihana.
Akşam olup çekilince anladım,
Batanın önünde eğilmez alınlar.
Bir ateş gördüm İbrahim misali,
Alevler korkuyu çağırıyordu.
Sen "Serin ol." deyince ateşe,
Yakmayanın yalnız Sen olduğunu gördüm.
Bir kuyu gördüm Yusuf'un yalnızlığı gibi,
Sessizlik konuşuyordu karanlığında.
Meğer en derin çukurlar bile,
Sabra çıkan bir yolun başlangıcıymış.
Bir gömlek gördüm Yakub'un elinde,
Hasret sinmişti eski kokusuna.
Bir koku diriltir mi dedim,
Ümit yeniden doğdu gönlüme.
Bir zindan gördüm demir kapılarla,
Yusuf yine huzurla bekliyordu.
Özgürlük bazen dışarı çıkmak değil,
Kalbi günaha kapatmaktır.
Bir deniz gördüm Musa'nın önünde,
Ardında korku, karşısında sular.
Bir asa değdi teslimiyetle,
Duvar sandığım deniz yol oldu.
Bir dağ gördüm nurla çevrili,
Sessizlik vahyin nefesini taşıyordu.
"Oku." diye indi ilk hitap,
Karanlık kalpler şafakla doldu.
Bir nefes duydum Hira'nın içinde,
Taşlar bile huşû ile dinliyordu.
İnsan o gün yeniden doğdu,
Kelâmın ilk ışığıyla.
Bir gemi gördüm tufanın ortasında,
Nuh'un çağrısı yükseliyordu dalgalardan.
Anladım ki kurtuluş bazen,
Kalabalığı değil hakkı seçmektir.
Bir rüzgâr gördüm Âd'ın üstünde,
Hud'un sesi uğultuya karıştı.
Dağ gibi duran kibirler,
Bir emrinle toza dönüştü.
Bir kaya gördüm çölün ortasında,
Salih'in mucizesi yankılandı.
Taştan hayat çıkaran kudret varken,
İnsan neden taş kesilir?
Bir pazar gördüm kalabalık içinde,
Şuayb'ın terazisi vicdanı tartıyordu.
Bir dirhem için eğrilen eller,
Bir ömür doğrulamaz eğriliği.
Bir gölge gördüm kavurucu sıcakta,
Lut'un kavmi geçti gözlerimin önünden.
Hevesle kurulan şehirler,
Hakikatten uzaksa yıkılır sonunda.
Bir çocuk gördüm kurban taşında,
İsmail'in teslimiyeti vardı bakışında.
Kaybetmek sandığımız nice şey,
Rahmet olur Senin katında.
Bir süt gördüm çölün ortasında,
Zemzem aktı susuz dudaklara.
Çaresizliğin en kurak yerinde,
Rahmetin pınarı fışkırdı.
Bir yara gördüm Eyyûb'un teninde,
Acı sabırla secde ediyordu.
Şikâyet değil tevekkül konuşunca,
Dua göğe daha yakın oluyordu.
Bir balık gördüm gecenin içinde,
Yunus gibi kaldım darlığımda.
"Lâ ilâhe illâ ente..."
Dedim; karanlık rahmete döndü.
Bir ses duydum dağın sessizliğinde,
Davud'un zikri rüzgâra karıştı.
Taşlar bile Seni överken,
İnsan nasıl susar?
Bir karınca gördüm yol kenarında,
Süleyman eğildi küçücük sese.
Büyüklük taçta değildir,
En küçüğü işitebilmektedir.
Bir taht gördüm ihtişam içinde,
Mülkün de bir emanet olduğunu öğrendim.
Hükmeden de muhtaçtır,
Rahmetine her nefesinde.
Bir kuş gördüm uzak ufuklarda,
Hüdhüd sır taşıyordu kanadında.
Bazen en küçük elçi,
En büyük hakikati getirir.
Bir kapı gördüm Meryem'in odasında,
Kimse yoktu; rahmet vardı.
Sebepler tükendiğinde,
Kudret yeniden konuşurdu.
Bir çocuk gördüm beşiğinde,
İsa zamanın ötesinden seslendi.
Bir söz bazen asırlar aşar,
Çünkü kudret zamana sığmaz.
Bir sofra gördüm gökten iner gibi,
Yokluk ümide dönüşüyordu.
Mucize bazen ekmek değil,
İnanan bir kalbin kendisidir.
Bir kandil gördüm mağaranın içinde,
Ashab-ı Kehf uyuyordu huzurla.
Yıllar değişse de değişmeyen,
Sana sığınanların emniyetidir.
Bir yol gördüm Medine ufkuna uzanan,
Hicretin izleri taşlara sinmişti.
Bazen iman,
Kalbi korumak için yürümektir.
Bir sancak gördüm rüzgârda,
Bedir'in sabahı doğuyordu yeniden.
Zafer sayılarla değil,
Tevekkülle yazılıyordu.
Bir yetim gördüm yol kenarında,
Rahmet Peygamberi geçti gönlümden.
Bir kalbi incitmemek bazen,
Bin secdeden ağır gelir mizanda.
Bir secde gördüm gecenin sonunda,
Bütün peygamberler aynı safta.
İbrahim'in ateşi,
Musa'nın denizi,
Yusuf'un kuyusu,
Yunus'un duası,
Eyyûb'un sabrı,
Meryem'in iffeti,
Muhammed'in nuru...
Hepsi tek hakikati söylüyordu.
Anladım ki;
Yıldız da geçer,
Ay da solar,
Güneş de batar,
Deniz yarılır,
Ateş söner,
Dağlar erir,
Tahtlar yıkılır,
Şehirler kaybolur.
Fakat Sen...
Ne batarsın,
Ne kaybolursun,
Ne eksilirsin,
Ne unutulursun.
Artık ne yıldızda ararım Seni,
Ne dağda, ne denizde, ne ateşte.
Çünkü bütün kıssalar tek bir kapıdır;
Her peygamber bir işaret,
Her mucize bir ayet,
Her imtihan bir davettir.
Ve bütün yollar,
Bütün secdeler,
Bütün gözyaşları,
Bütün dualar,
En sonunda
Yalnız Sana varır.
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.