Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum AtışmaYENİ Online Üyeler
(0 oy)

Babam Yaşlanmış

Babam yaşlanmış.


Bunu ilk kez

saçlarına düşen dilsiz gölgede değil,

benden yardım isterken çözülen sesinde gördüm.


Bir zamanlar

dünyanın ağırlığını omzunda taşıyan adam,

bu kez plastik bir poşeti

iki çıplak eliyle, bir gövde gibi taşıyordu.


Hiçbir dağ

bir günde ufalanmaz.

Babalar da öyle.


Önce adımları daralıyor asfaltta,

sonra merdivenleri

kendi kemiklerini sayar gibi çıkıyorlar.


Sonra...

sen fark etmeden,

çocukluğunu dik yokuşta taşıyan adam,

senin bileğine mühürlüyor kendi elini.


O gün anladım;

büyümek,

rakamların ve cüzdanların soğuk zaferi değil,

babasının ağır gövdesinde saniyelerin eridiğini görmekmiş.


Bir ara göz göze geldik.

Gülümsedi.

Eskisi gibi.

Ama gözlerinin kenarında

yılların usulca oyduğu dilsiz yarıklar vardı.


Şimdi bazen

telefonu ben açıyorum.

"Bir şeye ihtiyacın var mı?"

diye soruyorum.


Her defasında aynı soğuk ses:

"Yok oğlum."


Babalar

galiba en çok da

kendi çıplak açıklarını saklarken yoruluyor.


Bir gün

bu ev dilsiz bir duvara dönecek,

sandalye kendi gölgesini bekleyecek.


And içtim ki;

bugün söylenebilecek ne kadar çıplak söz varsa

hepsini bu saate bırakıyorum.


Çünkü bazı sesler,

geç kalınca

yalnızca toprağın mühürlü kapısına çarpıp geri dönüyor.

Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
0 (0 oy)

Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler

  • Yorumlar 0
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com

Babam Yaşlanmış

Karanlıkta Saklı Işık Karanlıkta Saklı Işık