Babam Yaşlanmış
Babam yaşlanmış.
Bunu ilk kez
saçlarına düşen aklarda değil,
Benden yardım isterken titreyen sesinde gördüm.
Bir zamanlar
Dünyanın yükünü omzunda taşıyan adam,
Bu kez bir poşeti
iki eline alıyordu.
Hiçbir dağ
bir günde küçülmüyor.
Babalar da öyle.
Önce biraz daha yavaş yürüyorlar.
Sonra merdivenleri
tek tek çıkıyorlar.
Sonra...
Sen fark etmeden,
Çocukluğunu taşıyan adam,
Senin koluna tutunuyor.
O gün anladım.
İnsan büyüdüğünü
maaş alınca değil,
Babasının yorulduğunu görünce anlıyormuş.
Bir ara göz göze geldik.
Gülümsedi.
Eskisi gibi.
Ama gözlerinin kenarında
Yılların sessizce açtığı çizgiler vardı.
Meğer zaman,
Takvimlerden değil,
Anneyle babanın yüzünden geçiyormuş.
Şimdi bazen
Telefonu ben açıyorum.
"Bir şeye ihtiyacın var mı?"
diye soruyorum.
Her defasında aynı cevabı veriyor.
"Yok oğlum."
Babalar
Galiba en çok da
İhtiyaçlarını saklarken yoruluyor.
Bir gün
Bu ev sessiz kalacak.
O sandalye boş kalacak.
Ve ben,
Çocukluğumun sesini
Hiçbir odada bulamayacağım.
İşte bu yüzden,
Bugün söyleyebildiğim her cümleyi
Bugüne bırakıyorum.
Çünkü bazı sevgiler,
Geç söylenince
Yalnızca mezar taşları duyuyor.
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.