Sembollerin Zincirinde Tanrının Kutsallığı
SEMBOLERİN ZİNCİRİNDE: TANRI’NIN KUTSALLIĞI
Tanrı, yeryüzüne bakıp elini çektiğinde,
bizi kendi gölgemizle baş başa, çırılçıplak bıraktı.
Yarattığı ne varsa;
çiçeğe rüzgârın koynunda savrulmayı,
yıldıza geceyi yırtıp kendi yolunu çizmeyi fısıldadı.
Ve insan…
en karmaşık, en kusurlu yaratım,
özgürlüğü bir ceza gibi taşıdı fıtratında.
Tanrı bekledi;
bizi zincirlemek değil, kendi ayaklarımızın sızısıyla yürütmek istiyordu.
Fakat insan, çabuk yoruldu hürriyetin ağırlığından;
kendi kelamını yazıp Tanrı'nın sesi diye fısıldadı kulaklara.
Kitaplar basıldı, kalın duvarlı mabetler kuruldu,
içlerine soğuk semboller, taştan ikonlar yerleştirildi.
Simgeler, zamanla zihnimizin hürriyetini boğan birer ilmeğe döndü.
Özgür irade, muktedirlerin ayakları altına itilirken,
görünmez bir el, bizi taşların önünde diz çökmeye zorladı.
Bir bayrak dalgalanıyor şimdi rüzgârda,
ama unuttuk rüzgârı üfleyen kadim nefesi.
Bir heykel yükselir meydanlarda, kaskatı ve devasa;
sahte inançların, saray yapımı korkuların gölgesinde.
Taşın içindeki saklı ruhu kim hatırlayacak?
Her sembol, insan kibrinin birer nişanesidir artık,
her kutsal anlam, bir gücün gözüyle kırpılmıştır.
And olsun ki, kendi ellerimizle yonttuğumuz putlara tapar olduk.
Bir yazı, bir oyma, bir mermer figür…
her biri, sessiz Yaratıcı’nın kelamından daha gürültülü şimdi.
Oysa hürriyeti sadece göğüs kafesimizde görmek istemişti Tanrı;
biz ise tuttuk, kendi ördüğümüz dar kafeslere
hem kendimizi, hem de adını kirlettiğimiz Tanrı’yı kapattık.
Her köşe başı, her soğuk duvar,
her ezberlenmiş dua, her kalın kitap…
insanoğlu, göğü yere indirmek isterken,
kendi inancını bir zindan duvarına dönüştürdü.
Ve şimdi biz,
sembollerle ilk kelam arasında ezilen birer soluk gölgeyiz;
unuttuk o vahşi, yalın özgürlüğü.
Oysa asıl kutsallık,
hiçbir mermere, hiçbir kumaşa ve hiçbir harfe muhtaç olmayan
mutlak ve aşkın kudretin kendisindedir.
O, ne bir bayrakla dalgalanır ne de bir heykelin soğukluğunda hapsedilebilir.
Çünkü kutsallık, varlıkla değil,
varlığı yaratanın kendi çıplak sükûnetiyle ölçülür.
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.