İnancın Ve Sevginin Günlüğü
Terk etmeli bu şehri belki de:
Tehir etmeli akan zamanı usulca değil hem
Sinsice sürüklerken seni zindana
Gecenin koyu çehresinde nasıl ki saklı sırlar
Günün küpeştesine serilir ahir zaman
Gölgesine mahcup bir kadın edasıyla
Önce susar sonra kaçar
Aslında kendinden
Naçar
Kimliğinden arda kalan ne ise
Ve sızar gövdesinin gölgesinde
Usturuplu bir lehçe ile de kovar
Takılan her ne ve kim ise peşine
Korkmadan salvolar sunar
Önce dününe sonra yarına
Yeri geldi mi de anında solar ve süsler zarifçe
Ölü kuşları
O gaipten gelen latif esinti
Hicveder aşkı
Kaynakçası sadece Tanrı
Akabinde uçuşan zarif melekler
Varsa yoksa tek lüksü kadının
Yeter ki eşref saatinde uyuya kalmasın zaman
Andan ırak
Yarınlar belki de bir tuzak
Gel gör ki alabildiğine vakur ve istikrarlı
Kolaçan dahi etmeden önünü ve arkasını
Yol alır
Yeri geldi mi yolda kalır
Ama minnet de etmeden hiç kimseye
Uğrunda haysiyetinin ölümü dahi refüze etmeyen o niyetiyle
Taş olur kalabilir de bir köşede
Her sus payı söylem kaderin cilvesi
Ve onun yerine konuşan asalet ve melekler
Elbet aşkın hicreti
Cesareti Yaratıcıdan
Esareti dünden arda kalan
Nezaketi ise baba mirası
Ölümü zikretse de sık sık
Yaşamdır kaynağı
Sevgidir atar damarı
Saygıdan beslenir ruhu
Gölgesi dahi umutlu
Bir renk ve bir izdivaç
Şaha kalkan o mizaç
Aslında gecenin peçesini örten revaçta olan ne ise
Şiarı elbet inanç ve aşk
Ön sözünü sona saklayan
Son söyleyeceğini en başta diyen
Renklerin müşkülü
Sözcüklerin gülücüğü
İnancın ve sevginin günlüğü
Bir şiir bir şarkı bir de mızıka
Şen sesin devingen hüviyeti
Yazmaksa vazgeçemediği hürriyeti
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.