Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum AtışmaYENİ Online Üyeler
(0 oy)

Gökyüzü İçimde Yıkılmak Üzere

Yağmurların hafızasına yüzümü sürerek geldim,

ıslak kaldırımların altında unutulmuş bir çocukluğun izlerini taşıyarak.


Gökyüzü ne zaman içime eğilse,

uzaklarda kalmış bir evin kapısı aralanır,

eşikte ayakkabılarımdan önce suskunluğum belirirdi.


Kimi vakit yetim bir akşamın avlusunda büyüdüm,

kimseye söylemeden gölgemin elinden tuttum.

Kimi vakit yollar, kendi adlarını unuttu önümde,

pusulalar sustu, şehirler yüzünü çevirdi,

ben içimde kırılmış bir kuzeyle yürüdüm.


Şimdi sana,

yeni doğmuş bir his gibi duran

ama yüzyıllardır aynı yaradan kanayan

bir sızıdan söz etmek istiyorum.

Çünkü bazı acılar yaşlanmaz,

sadece başka yüzler giyer.

Bir gün çocuk olur,

bir gün sevgili,

bir gün gece yarısı pencereye vuran yağmur.


Beni içimin karanlık koridorlarına çağırma,

orada duvarların bile hatırası var.

Her kapının ardında yarım bırakılmış bir cümle,

her aynanın içinde yüzünü saklayan başka bir ben duruyor.


Bir adım atsam,

yıllardır küllenmiş bir yangının üstüne basacağım.

Ben sana kırılmaktan korkuyorum,

çünkü bazı kırılışlar cam gibi değildir,

ses çıkarmaz.

İnsanın içindeki direkleri söker,

çatısını gökyüzüne bırakır.


Bir şimşek gibi düşmekten değil,

düştüğüm yerde kendi gölgeme bile yetişememekten korkuyorum.

Gel,

ellerini korkularımın üzerine koy.

Geceyi avuçlarında biraz sustur.

İçimde ürkekçe kanat çırpan kuşlara

gökyüzünün hâlâ var olduğunu anlat.


Beni bütün yaralarıma değil,

yaralarımın beni tanımlamadığına inandır.

Çünkü ben yalnızca kırılmış yerlerimden ibaret değilim.

Bir yerlerde hâlâ sabahı bekleyen

inatçı bir ışık taşıyorum.


Gel,

beni kendime geri götüren yolu sen göster.

Adımı unuttuğum yerde seslen bana.

Düştüğüm yerde kaldırma hemen,

önce yanıma otur.

Bazen insanın ihtiyacı olan şey

ayağa kaldırılmak değil,

düştüğü yerde yalnız bırakılmamaktır.


Sonra yağmur başlasın.

Bütün gökyüzü üzerimize devrilsin,

eski acılarımız toprağa karışsın.

Ben ilk kez korkmadan bakayım sana,

sen ilk kez kaçmadan bak bana.


Ve ikimiz,

gecenin içinden geçen iki sessiz nehir gibi,

birbirimize değmeden de birbirimizi anlayalım.

Belki o zaman

yolunu kaybetmiş bütün çocuklar

kendi kalplerinde bir kapı bulur.


Belki o zaman

ben de yağmura öykünmekten vazgeçip

yağmurun kendisi olurum.

Gökyüzünden düşerken değil,

bir başkasının yarasına değdiğim yerde

kendimi bulurum.

Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
0 (0 oy)

Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler

  • Yorumlar 1
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com

Gökyüzü İçimde Yıkılmak Üzere

basak-kaya basak-kaya