Gökyüzü İçimde Yıkılmak Üzere
Yağmurların hafızasına yüzümü sürerek geldim,
ıslak kaldırımların altında unutulmuş bir çocukluğun izlerini taşıyarak.
Gökyüzü ne zaman içime eğilse,
uzaklarda kalmış bir evin kapısı aralanır,
eşikte ayakkabılarımdan önce suskunluğum belirirdi.
Kimi vakit yetim bir akşamın avlusunda büyüdüm,
kimseye söylemeden gölgemin elinden tuttum.
Kimi vakit yollar, kendi adlarını unuttu önümde,
pusulalar sustu, şehirler yüzünü çevirdi,
ben içimde kırılmış bir kuzeyle yürüdüm.
Şimdi sana,
yeni doğmuş bir his gibi duran
ama yüzyıllardır aynı yaradan kanayan
bir sızıdan söz etmek istiyorum.
Çünkü bazı acılar yaşlanmaz,
sadece başka yüzler giyer.
Bir gün çocuk olur,
bir gün sevgili,
bir gün gece yarısı pencereye vuran yağmur.
Beni içimin karanlık koridorlarına çağırma,
orada duvarların bile hatırası var.
Her kapının ardında yarım bırakılmış bir cümle,
her aynanın içinde yüzünü saklayan başka bir ben duruyor.
Bir adım atsam,
yıllardır küllenmiş bir yangının üstüne basacağım.
Ben sana kırılmaktan korkuyorum,
çünkü bazı kırılışlar cam gibi değildir,
ses çıkarmaz.
İnsanın içindeki direkleri söker,
çatısını gökyüzüne bırakır.
Bir şimşek gibi düşmekten değil,
düştüğüm yerde kendi gölgeme bile yetişememekten korkuyorum.
Gel,
ellerini korkularımın üzerine koy.
Geceyi avuçlarında biraz sustur.
İçimde ürkekçe kanat çırpan kuşlara
gökyüzünün hâlâ var olduğunu anlat.
Beni bütün yaralarıma değil,
yaralarımın beni tanımlamadığına inandır.
Çünkü ben yalnızca kırılmış yerlerimden ibaret değilim.
Bir yerlerde hâlâ sabahı bekleyen
inatçı bir ışık taşıyorum.
Gel,
beni kendime geri götüren yolu sen göster.
Adımı unuttuğum yerde seslen bana.
Düştüğüm yerde kaldırma hemen,
önce yanıma otur.
Bazen insanın ihtiyacı olan şey
ayağa kaldırılmak değil,
düştüğü yerde yalnız bırakılmamaktır.
Sonra yağmur başlasın.
Bütün gökyüzü üzerimize devrilsin,
eski acılarımız toprağa karışsın.
Ben ilk kez korkmadan bakayım sana,
sen ilk kez kaçmadan bak bana.
Ve ikimiz,
gecenin içinden geçen iki sessiz nehir gibi,
birbirimize değmeden de birbirimizi anlayalım.
Belki o zaman
yolunu kaybetmiş bütün çocuklar
kendi kalplerinde bir kapı bulur.
Belki o zaman
ben de yağmura öykünmekten vazgeçip
yağmurun kendisi olurum.
Gökyüzünden düşerken değil,
bir başkasının yarasına değdiğim yerde
kendimi bulurum.
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 1
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.