Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum AtışmaYENİ Online Üyeler
(0 oy)

Zaralı Şampiyonun Define Arama Macerası 11

Dört arkadaş mağaradan uzaklaşıp köye doğru yürümeye başladı. Baki'nin cebindeki paslı anahtar bir türlü aklından çıkmıyordu.

Celal, Baki'nin dalgın olduğunu fark etti.

"Ne düşünüyorsun?"

Baki bir an sustu.

"Mağarada bulduğum anahtarı."

Halit hemen sordu:

"Ne olmuş anahtara?"

Baki anahtarı cebinden çıkardı.

"Bu anahtarın bir yere ait olduğunu düşünüyorum."

Yaşar anahtarı eline aldı, dikkatlice inceledi.

"Üzerinde bir işaret var."

Gerçekten de anahtarın baş kısmında küçük bir şekil bulunuyordu. Üçgenin içinde birbirine geçmiş iki çizgi...

Celal kaşlarını çattı.

"Bu işareti daha önce gördüm."

Baki hemen ona döndü.

"Nerede?"

Celal düşündü.

"Mağaranın girişindeki eski taşlardan birinde."

Dördü birden durdu.

Baki'nin gözleri büyüdü.

"Kesin misin?"

"Evet. Ama o taşı gördüğümüz zaman hiç dikkatimi çekmemişti. Şimdi sen söyleyince hatırladım."

Yaşar başını salladı.

"Öyleyse anahtarın sırrını çözmenin yolu mağaranın girişindeki o taştan geçiyor olabilir."

Halit itiraz etti.

"Yine mi mağara?"

Celal gülümsedi.

"Sen daha dün bir daha girmeyeceğim demiştin."

Halit homurdandı.

"Ben de sizin yüzünüzden her seferinde fikrimi değiştiriyorum."

Baki güldü.

"Bugün girmiyoruz. Önce ne olduğunu araştıracağız."


Köye vardıklarında Baki, buldukları altınları ve yüzüğü güvenli bir yere koydu. Daha sonra dört arkadaş bir masanın etrafında toplandılar.

Baki anahtarı masanın üzerine bıraktı.

Yaşar bir büyüteç getirip işareti inceledi.

"Bu sıradan bir süs değil."

Celal:

"Neye benziyor?"

Yaşar:

"Bir sembole."

Halit:

"Ne sembolü?"

Yaşar başını salladı.

"Bilmiyorum."

Baki ayağa kalktı.

"Yarın mağaraya yeniden gideceğiz."

Halit şaşkınlıkla:

"Yarın mı?"

"Evet. Ama bu kez define aramak için değil."

Celal:

"Taştaki işareti bulacağız."

Baki anahtarı eline aldı.

"Ve bu anahtarın açtığı şeyi bulmak için."


Ertesi sabah dört arkadaş yeniden mağaraya gittiler.

Bu kez yanlarında kazma, ip, fener ve birkaç alet vardı.

Mağaranın girişine geldiklerinde Baki hemen taş duvarı incelemeye başladı.

"İşte!"

Elini eski bir taşın üzerine koydu.

Taşın üzerinde anahtardaki işaretin aynısı vardı.

Celal heyecanlandı.

"Demek doğruymuş."

Baki taşı dikkatlice temizledi.

İşaretin hemen altında küçük bir anahtar deliği fark etti.

Dördü birbirine baktı.

Halit şaşkınlıkla:

"Bu kadar tesadüf olamaz."

Baki anahtarı çıkardı.

Anahtarı deliğe yavaşça yerleştirdi."Çıt" diye bir ses çıktı

Anahtar tam oturdu.

Baki nefesini tuttu.

Yavaşça çevirdi. "tak..."

Taş duvarın içinden mekanik bir ses geldi.

Sonra büyük taşlardan biri birkaç santim geriye doğru hareket etti.

Celal heyecanla:

"Çalıştı!"

Baki ve Yaşar taşı itmeye başladı.

Taş ağır ağır açıldı.

Arkasında dar, karanlık bir geçit ortaya çıktı.

İçeriden soğuk hava geldi.

Halit fenerini içeri tuttu.

"Burada bir yol var."

Baki geçidin içine baktı.

"Ve bu yol dün girdiğimiz yerden farklı."

Yaşar:

"Ne kadar ilerliyor acaba?"

Baki:

"Öğrenmenin tek yolu var."

Celal hemen arkasına geçti.

"Bu sefer hep beraber."

Dört arkadaş fenerlerini yakıp geçide girdiler.

Yaklaşık yüz metre ilerledikten sonra geçit genişlemeye başladı.

Karşılarında küçük bir oda ortaya çıktı.

Odanın ortasında taş bir sandık vardı.

Baki sandığa yaklaştı.

Üzerinde anahtardaki işarein aynısı bulunuyordu.

Celal heyecanla:

"İşte!"

Baki anahtarı sandığın kilidine taktı.

Kilidi çevirdi.

Sandığın kapağı açıldı.

Fenerlerin ışığı sandığın içine vurdu.

Bu kez içinde altın yoktu.

Sandığın içinde eski belgeler, birkaç mücevher ve küçük bir kese vardı.

Baki keseyi eline aldı.

Keseyi açtığında içinden tek bir kâğıt çıktı.

Kâğıdı açıp okumaya başladı.

Birkaç satırdan sonra yüzündeki ifade değişti.

Yaşar merakla sordu:

"Ne yazıyor?"

Baki kâğıdı yavaşça indirdi.

"Bu mağaradaki altınların kime ait olduğunu yazıyor."

Celal:

"Kimmiş?"

Baki cevap vermeden önce kâğıdın altındaki isme baktı.

Sonra arkadaşlarına döndü.

"Bu isim..."

Kısa bir sessizlik oldu.

"Bizim köyün eski kayıtlarında bulunan bir isim."

Dört arkadaş birbirlerine baktı.

Mağaranın sırrı, sandıkta buldukları altınlardan çok daha büyük görünüyordu.

Devam Edecek

Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
0 (0 oy)

Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler

  • Yorumlar 3
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com

Zaralı Şampiyonun Define Arama Macerası 11

Nuri Baş Nuri Baş