Beyin Fırtınası Eylüle Dair
Mevsimin ıssızlığından bihaberim çünkü ruhumdaki kalabalık değil görmeme izin vermiyor ne de nefes almama.
Eşkâli kayıp artık anılarımın ve anda duraksadığım kadar diretiyor ve direniyorum.
Renkler solgun el yazım silik ama imzam devasa bir paraf eşliğinde beni resmediyor.
Yaz mevsiminin umarım son günleridir çünkü sıcak dendi mi haz etmediğim kadar da özlemi ile doluyum sağanakların ve Eylül’e daha şimdiden şapka çıkarıyorum ve devasa bir sahne hazırlıyorum tam da şehrin ortasına ne geç kalmışlığın bir önemi var ne de geçit vermeyenlere ses ediyorum az sonranın heyecanı ile doluyum.
Epeydir denemeler ve öyküler kaleme almıyorum ama sıcağın rehavetinden şimdiden kurtuldum ve işte takla atıyorum Ağustos ayının son günlerini yaşarken hamt da ediyorum sabır da çünkü hiç mi hiç kolay bir yaz mevsimi geçirmedim en az benim kadar dara düşen arkadaşımı da anmadan geçemeyeceğim.
Zor bir yıl aynı zamanda da.
Zor bir mevsim zor zamanlar.
Zora sokanlar ise merceğim altında elbet onların da zora gireceği zamanları göreceğim ve bunun için de asla acele etmiyorum.
Bazen bedenimden bağımsız yaşıyorum ruh âleminde sadece huzurun peşinde.
Bazense düşünce gücüme yenik düşmediğim zamanlar bedenimle içli dışlıyım ve bu aralar spor bende bağımlılık yapmışken sık sık bazal metabolizma hesaplarından girip de işin içinden çıkamadığımda kalemi elime alıp derin hesaplar yapıyorum ki hesap yapmak hep de ilgi alanımda saklı bir kayıttır ister bütçe anlamında olsun ister günlük faaliyetler isterse bir sarkacın ucunda salınayım.
Göz görmeyince gönül de mi boş veriyor sahi?
Esefle kınıyorum bunu iddia edenleri ve görmediğim kadar da inanılmaz özlüyorum gözümün aradıklarını ya da aradığı belli başlı insanları.
En çok da annemi özlüyorum şükür ki geceleri rüyalarımda beni yalnız bırakmıyor ama onu rüyalarımda dahi hali hazırda hasta görmek beni inanılmaz üzüyor gerçi alışmış olmam gerekir bunca zaman zarfında hastalıkları ile mücadele ederken ben ve annem hala çok geç olmuş olsa bile rüyamda dahi ona hastalık ve ölümü konduramıyorum.
Soğuk bir kış gecesi göç eden anneme de bol bol rahmet ve dua okuyorum.
Beyin fırtınası yapmak işte böyle bir şey:
Bir kavram bir kelime ya da bir duygu akabinde gelişen anlatım ve anlatmaya doymadıklarım.
Bir ya da birden çok problem derken hayal kırıklığı derken hayallerim ve işte sunumu özel kılan duygu yığınları ki yağmalanmış bir birey olarak da bu duyguların tasnifinde bazen hayli zorlanıyorum ama eninde sonunda bir kılıf geçirip de şekillenen duygu ve düşüncelerime özet geçmenin verdiği ferahlık ile noktayı koyuyorum elbette geçici süreliğine.
Meseleler adam boyu.
Ben ise adam değilim sadece kendi halinde sivil bir vatandaş ama yeri geldi mi apoletlerimi de göğsüme iliştirip donanımlı bir yapı eşliğinde gardımı da alıp konuya açıklık getirmek adına payıma düşeni fazlasıyla yapmaktayım.
Eylüle sayılı günler hatta saatler kala davul zurna eşliğinde Ağustosu da uğurlamak adına çok mutluyum çünkü benim ve biz şairlerin Eylüle ve hüzne inanılmaz ihtiyacı var yoksa ilhamımız nereden beslenir ki?
Bu minvalde hoş geldin Eylül, demenin şerefi ile kollarımı açıp da mutlulukla kucaklıyorum sonbaharı diğer deyişle hüzünlü hazanı…
Sevgilerimle…
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.