Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum AtışmaYENİ Online Üyeler
(0 oy)

Hantal Saatler

Bir ceket asılır antreye yüzünü unutmuş,

omuzlarındaki çöküntüden tanırsın gideni.

Biz seninle geniş meydanların neşesinde değil,

aynı tütün paketinin son tekinde,

gece yarısı susan o hantal saatlerin

bıraktığı dilsiz boşlukta durduk yan yana.


Yüzeyler soğuk,

bardak altlıklarında kuruyan çember izleri…

Vefa dediğin, açılan eski defterlerin boyu değil bize;

bir odadan diğerine geçerken rüzgârı sönen

ve kapı arkalarında biriken o görünmez tozun

yavaşça tabana yerleşmesidir.


Aynı eşikten geçip birbirinin sesini bulamayan

iki kırık anahtar gibi kaldık çekmecede.

Pasımız aynı nemli iklimden bulaştı,

şimdi hangi kapıyı açmaya kalksak dışarıya,

içerideki o kilitli yalnızlık ele veriyor bizi.


Gölgenin boyu kısalıyor duvarlarda.

Sokaktan geçen son arabanın farı sönüyor yavaşça.

Sistem, kendi sessizliğini doğuruyor tek bir sarsıntıyla;

geriye ne omuzu büken bir yük kalıyor,

ne de o dilsiz hatıranın adsız ağırlığı.

Yatağın boş tarafında,

vücudunun bıraktığı o soğuk çukur titriyor sadece.

Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
0 (0 oy)

Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler

  • Yorumlar 0
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com

Hantal Saatler

Karanlıkta Saklı Işık Karanlıkta Saklı Işık