Halkaların Dili 2
Bu sefer hece ölçüsünde yazmaya çalıştım.
Keyifli okumalar dilerim.
---
Gece adımı hiç fısıldamazken,
Bir damla ışıkla gökte sızarken.
Zamanın defteri bomboş dururken,
Lekesiz bir sayfa gibiydim, geçtim.
Ne omzumda yükü vardı günahın,
Ne övüncü vardı beyaz sabahın.
Uzağındaydım ben feryadın, ahın,
Kendi derinimde uyudum, geçtim.
Bir kuyunun dibi, ilk berrak suydum,
Dokunulmamış bir saklı duyguydum.
Dünyanın sesinden uzak uykuydum,
Sükûtun kalbinde yürüdüm, geçtim.
Sızmamıştı içe gürültü, keder,
Ne hırsı bilirdim, ne gam, ne beşer.
Ruhum bir saraydı, her odası zer,
Masum bir hırkaya büründüm, geçtim.
Toprak uyanmadan, gün doğulmadan,
Aşkın pınarları dertle dolmadan,
Parmaklar çamura henüz vurmadan,
Cennetten bir katre gibiydim, geçtim.
Dünya bir tezgahtı, ben ham bir çamur,
Kaderin elinde kırıldı gurur.
Zamanın çarkında dönerken ömür,
Ateşten gömleğe büründüm, geçtim.
Sustu o içimdeki masum çocuk,
Yollar sarp ve dikti, geceler soğuk.
Bağrıma saplandı binlerce kıymık,
Kendi döküntümü barındım, geçtim.
Anamın sütüydü içimde kalan,
Baktım ki gerisi koca bir yalan.
Ruhumu sarsıp da mülkümü talan
Eden o hırsımdan arındım, geçtim.
Dokundu tenime yabancı eller,
Üstüme yıkıldı o dik falezler.
İçimde çağlarken sert, kara yeller,
Gözümün yaşına sarındım, geçtim.
Gördüm ki bu dünya kandan bir nehir,
Her köşe başında gizli bir zehir.
Yuttu gençliğimi o zalim şehir,
Kendi mezarıma gömüldüm, geçtim.
Bir yüksek dağ sandım fani özümü,
Kibir bürüdü kör etti gözümü.
Menzile varmadan dedim sözümü,
Gururun zırhına büründüm, geçtim.
Gölgem boyu aşıp devleştikçe ben,
"Ben!" dedim avazım tam çıktığı an,
Yerler sarsılsın istedim kibirden,
Kendi zannıma güvendim de, geçtim.
Isırılmayacak sert bir meyveydim,
Karanlık içinde sanki bir devdim.
Hangi kalbe gölge, kime şifaydım?
Kuru iddiamda direndim, geçtim.
Gönül kalesine bayraklar diktim,
Hakikat önünde mağrur dikildim.
Sandım ki dünyada en son ve ilktim,
Yalan bir tahtta ben kuruldum, geçtim.
Büyük kırılmanın eşiğindeydim,
Nefsimin o zehir beşiğindeydim.
Ateşe düşecek kuru yapraktım,
Çiğliğin rengine boyandım, geçtim.
Sonunda başladı o büyük yıkım,
Ağır imtihanla daraldı vaktim.
Elimden döküldü tacım ve tahtım,
Acının koynunda uyandım, geçtim.
Nasırlı ellerle büküldü belim,
Toprağa gömüldü en sevdiklerim.
Ateşle dövüldü bu yorgun ruhum,
Sabrın potasında eridim, geçtim.
Gecenin en zifir, karanlık yeri,
Bir örsün üstünde bıraktım teni.
Gururun o keskin, kanatan camı,
Kırıldı içimde, bilendim, geçtim.
Avucumda olan savruldu yele,
Gözyaşım karıştı o coşkun sele.
Varlığım çekildi, Hak geldi dile,
Kendi yokluğumla bezendim, geçtim.
Güneşi görünce eriyen kardım,
Bütün "ben"lerimi ateşe attım.
O büyük saraydan geriye kaldım,
Yangının içinden bütündüm, geçtim.
Şimdi ne adım var, ne de bir gölgem,
Güneşi görünce eridi ülkem.
Gerekmez dünyaya bir daha gelmem,
Kendi küllerimden arındım, geçtim.
Ne bir taht isterim, ne de bir saray,
Önümde silindi o güneş ve ay.
Bitti bu yollarda çekilen o yay,
Bütün "ben"lerimi fırlattım, geçtim.
Dumanım dağıldı yüce göklerde,
Külüm de kalmadı esen yellerde.
Adım da anılmaz artık dillerde,
Sonsuz sükûta ben büründüm, geçtim.
Aşkın ateşinde bitti bu rüya,
Bir katre su oldum, sığmam dünyaya.
Veda edip çıktım o fani koya,
Bir büyük deryaya döküldüm, geçtim.
Ben bittim içimde, tükendi sızım,
Göründü alında o gizli yazım.
Sustu bu evrende o eski sazım,
Ben tamamen bittim, O geldi, geçtim.
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.