Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum AtışmaYENİ Online Üyeler
(0 oy)

Zaralı Şampiyonun Define Arama Macerası 20

Birkaç hafta sonra dört arkadaş mağaraya son kez gitmeye karar verdi.

Yanlarına yalnızca fenerlerini aldılar.

Artık mağara onlara korkutucu gelmiyordu.

Baki üçüncü sandığın bulunduğu yere baktı.

"Buraya ilk geldiğimiz günü hatırlıyor musunuz?"

Celal güldü.

"Halit sandığı görünce altın çıkacak diye sevinmişti."

Halit:

"Ben hâlâ altın çıkmasını bekliyorum."

Yaşar:

"Sen hiç değişmedin."
Baki:
"Altını da bulduk ama sahiplerine iade ettik. Hak yerini buldu.

Dördü güldü.

Sonra Baki mağaranın duvarına baktı.

Artık dört sembolün anlamını biliyordu.

İlk üçü geçmişi...

Dördüncüsü ise geleceği temsil ediyordu.

Baki duvara küçük bir taş yerleştirdi.

"Artık buradaki sırları koruyacağız."

Celal:

"Bir gün başka biri bulursa?"

Baki:

"O zaman ona gerçeği anlatırız."

Dört arkadaş mağaradan çıktılar.

Güneş tam karşılarındaydı.

Bu kez arkalarında korku değil, güzel bir anı bırakıyorlardı.

Köyde hayat yeniden normale dönmüştü.

Eski belgeler güvenli bir yerde saklanıyor, arazi kayıtları düzeltiliyordu.

İsmail Dede bir gün dört arkadaşı yanına çağırdı.

Masada küçük bir kutu vardı.

Kutuyu açtı.

İçinde eski bir pusula bulunuyordu.

Baki:

"Bu nedir?"

İsmail Dede gülümsedi.

"Babamdan kalan son eşya."

Celal:

"Bunu bize mi vereceksin?"

"Evet."

Halit:

"Yeni bir macera mı başlıyor?"

Herkes güldü.

İsmail Dede:

"Hayır. Bu kez macerayı siz seçersiniz."

Baki pusulayı eline aldı.

Pusulanın kapağının içinde küçük bir yazı vardı:

"Gerçek hazine, onu paylaşanların kalbinde saklıdır."


"Sanırım sonunda ne anlatmak istediğini anladım."

İsmail Dede:

"Ben de artık rahatım."

Baki:

"Neden?"

"Çünkü emanet artık doğru ellerde."

Dört arkadaş birbirlerine baktı.

Ve aynı anda gülümsediler.

Aradan birkaç ay geçti.

Köyde herkes dört arkadaşın macerasını konuşuyordu.

Mağaradaki sandıklar, eski belgeler ve dördüncü emanet artık köyün tarihinin bir parçası olmuştu.

Bir sabah Baki, Celal, Yaşar ve Halit yeniden İsmail Dede'nin evinde buluştu.

İsmail Dede'nin masasında küçük bir sandık vardı.

Baki şaşkınlıkla baktı.

"Bu da ne?"

İsmail Dede:

"Son sandık."

Halit'in gözleri büyüdü.

"Gerçekten mi?"

İsmail Dede güldü.

"Bu sandığı yıllardır saklıyordum."

Baki kapağı açtı.

İçinde altın ya da değerli taşlar yoktu.

Dört eski defter vardı.

Her birinin kapağında bir isim yazıyordu:

BAKİ 
YAŞAR
CELAL
HALİT

Celal şaşkınlıkla:

"Bizim isimlerimiz?"

İsmail Dede:

"Artık siz de bu köyün hikâyesinin bir parçasısınız."

Defterlerin ilk sayfasında aynı cümle yazıyordu:

"Sıra sizde."

Baki gülümsedi.

"Ne yazacağız?"

İsmail Dede:

"Yaşadıklarınızı."

Yaşar:

"Yani yeni nesiller de bizim hikâyemizi okuyacak."

"Evet."

Halit defterini açtı.

"İlk cümleyi ben yazacağım."

Celal güldü.

"Ne yazacaksın?"

Halit düşündü.

Sonra gülümsedi.

"Bir gün dört arkadaş mağaraya girdi..."

Baki:

"Ve hayatları boyunca unutamayacakları bir macerayla geri döndüler."

Dördü birlikte güldü.

İsmail Dede onları izlerken gözlerini kapattı.

Artık emanet güvendeydi.

Geçmişin sırları ortaya çıkmış, haksızlıklar düzeltilmiş ve köyün hikâyesi yeni nesle bırakılmıştı.

Baki son kez eski pusulaya baktı.

Pusulanın ibresi kuzeyi gösteriyordu.

Ama bu kez Baki nereye gideceğini bilmiyordu.

Belki başka bir mağara...

Belki başka bir harita...

Belki de bambaşka bir macera...

Fakat bir şeyi çok iyi biliyordu:Gerçek hazine altın değildi.

Gerçek hazine; dostluk, cesaret, güven ve gelecel nesillere bırakılan emanetti.

Ve böylece dört arkadaşın büyük mağara macerası sona erdi.

Ama onların hikâyesi..

Başka bir hikayede yeniden başlıyordu.

SON


Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
0 (0 oy)

Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler

  • Yorumlar 2
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com

Zaralı Şampiyonun Define Arama Macerası 20

Nuri Baş Nuri Baş