En Güzeli Seni Dualarımda Saklamak
Çelimsiz bir düş gördüm gecenin efkârında yiten an gibi zaman gibi ve tüm zaaflarımı öldürdüm o gün en azından niteliği olmalıydı ömrün nicel kavramlarda yiten insan izleklerinden asla olmadığım gibi olmazın oluru bir aşka sürgün edildiğim.
Bıçkındı tüm nidalarım ve sehven yenik düştüğüm düne ait bağlarım.
Gönlün peşrevinde bir name misali s/üzülüp geldiğim en hoyrat mevsimdi içimin yerleşkesi.
Belirsiz bir tınısı vardı isteklerimin oysaki yokluk nedir iyi bilirdim yoksunluk ise ikinci adım.
Adımımda saklı gölgeyi savurdum önce.
Adımda saklı gizemin belini büktüm ve öptüm elinden mademki bükemediğin eli öpecektin derinden…
Tevazu ve huşu içerisinde salındım ve yakın durdum sana:
Sen ki benim kurtarıcım.
Sen ki benim iyelik ekim.
Ve üyeliğim zamana oysaki zaman aşımına uğramış bir yenilgiydim seni ilk kez gördüğümde ama asla suskun değil çünkü izah etmeliydim tüm olanı ve tüm gerçekleri inanıp inanmamak ise sana kalmış gel gör ki inandın inadına herkesin hiçliğimle sınandığım o dönem ve senin raksın düşünceler babında ben ki kimine göre soytarı bir sitem.
Ne hazdı önem arz eden ne de bir şeylerin hası sadece dik durmak ve kalmak ve kale duvarlarını ölüm pahasına korumak ki kurtarıcımdın da ve koruyanım elbet Allah’tan sonra.
Lirik bir hüzündü taşıdığım.
Kombine ettiğim duygularım ise var olmanın baş şehri.
Ne komplimanlar yağdırdım ne de korunaklı olmayan dünyama yapılan saldırıların altında kaldım gerçi görünürde kaybetmiştim ama hala sürem vardı kurtulmak adına.
Hüzün belki de gerçek adımdı ve adıma yaraşan bir acı ile silkelendim silkeledim de yüzüme bulaşan tozları mademki güneştim mümkün müydü balçıkla sıvanmam gerçi görünürde üstüm başım çamura bulanmıştı ama matemimi erken kutluyordu iblis ve bana yaraşır bir dirençle önce sakinleştim sonra direndim ve kalanı Rabbime ve sana bıraktım.
Koca bir yazı da devirmiştim hani ve işte kışın selam verdiği Ekim soğuklarında içimi sıcak kılandı varlığın ve direncim.
Berbat bir yazın ardından soyluca yaklaşıyordu kış mevsimi ve Kasıma şunun şurasında ne kalmıştı ardından ise yılbaşı.
Sönük öfkem.
Bastırdığım coşkum.
Hız kesmeyen umudum ve inancım.
Biz olmaktansa saygın bireyler olup saygınlığını kâinata yaymak işte tüm olup biten buydu aslında saygıda kusur etmeden sevgiyi de es geçmeden.
Lirik bir rüzgârdı mademki yüzümü yalayan.
Ve hoşnutsuzluğumu giderdiğin gün gibi aşikâr.
Kimseye minnet etmediğim kadar da minnettardım sana parayla pulla ölçülmeyen.
İblisin şaibeli dokunuşları artık çok geride kalmıştı ve artık mazlum kimliğimi terk etmiştim.
Tehir edilmiş bir aşkın savunması içinse çok geçti çünkü imkânsızlığın çarkından geçiyorduk.
Bense yetinmeyi öğrendiğim kadar huzurlu ve mutluydum en güzeli ise seni dualarımda saklamak.
Geçkin yazın ardından gelen hazana ve kışa kucak açmak en azından beni kucaklayan bir Rabbim var iken…
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.
Edebiyat ve Kültür Platformu