Maskelerin Ardındaki İnsanlar
ÜSTAD KENAN KUZUCU DİYOR Kİ;
Hayat insanın karşısına bazen öyle insanlar çıkarır ki, insan onların gerçek yüzünü gördüğü an içindeki birçok duygunun sessizce öldüğünü hisseder. Çünkü bazı insanlar vardır; yüzüne güler, yanında dost gibi davranır, arkandan ise seni küçültmeye çalışır. Bir ortamda karakterden, ahlaktan, insanlıktan söz ederler ama aynı insanlar başkasının namusunu diline dolamaktan da geri durmazlar. İşte insanın anlam veremediği nokta tam olarak burasıdır. İnsan düşünmeden edemiyor; bir insan nasıl bu kadar iki yüzlü olabilir, nasıl aynı anda hem dua edip hem de insanların onurunu ayaklar altına almaya çalışabilir?
Günümüzde insanların büyük bir kısmı artık gerçek yüzünü gizlemeyi bir meziyet sanıyor. Kimi insan başkasına “ahlaksız” derken kendi yaptığı yanlışları görmezden geliyor. Kimi insan bir kadını ya da bir erkeği küçültmeye çalışarak kendini üstün hissetmeye çalışıyor. Kimisi insanların arkasından konuşmayı marifet sanıyor. Üstelik bunu yaparken de sanki kimse onun gerçek karakterini göremiyormuş gibi davranıyor. Oysa insanın dili çoğu zaman onun aynasıdır. Sürekli başkasını aşağılayan, sürekli insanların kusurlarını konuşan kişi aslında kendi içindeki karanlığı dışarıya vuruyordur.
İnsan bazen düşünüyor; karakter gerçekten nedir? Güzel konuşmak mı? Sürekli dini sözler paylaşmak mı? İnsanlara sahte bir nezaket göstermek mi? Hayır. Karakter; kimse seni görmezken nasıl biri olduğundur. Karakter; eline güç geçtiğinde ne yaptığındır. Karakter; bir insanın arkasından konuşup konuşmadığında ortaya çıkar. Çünkü gerçek insan, kimsenin olmadığı yerde de dürüst kalabilendir. Bugün birçok insan dışarıya farklı, içine farklı bir yüz gösteriyor. Bu yüzden artık insanların sözlerinden çok davranışlarına bakmak gerekiyor.
En acı olan şeylerden biri de insanların kendi günahlarını unutup başkalarının hayatını yargılamasıdır. Bir insan başkasına “şöyle”, “böyle” diyerek kendini temizleyemez. Çünkü insan başkasını küçülttükçe büyümez. Tam tersine kendi seviyesini belli eder. Bugün birçok insan sırf dikkat çekmek, üstün görünmek veya egosunu tatmin etmek için başkalarının onuruyla oynuyor. Sosyal çevrelerde dedikodu artık sıradan bir alışkanlık haline gelmiş durumda. İnsanlar başkasının hayatını konuşmadan duramaz hale geldi. Oysa gerçek olgunluk, insanların kusurunu yaymak değil, gerektiğinde susabilmektir.
Bir başka acı gerçek ise insanların menfaat uğruna kişilik değiştirmesidir. İşine geldiğinde dost olanlar, çıkarı bittiğinde seni tanımaz hale geliyor. Yanında yürüyen insanların bile bazen aslında seni değil, senden elde edeceği faydayı sevdiğini görüyorsun. İşte o zaman insanın içindeki güven duygusu kırılıyor. Çünkü insan herkesi kendi gibi sanıyor. Kalbi temiz olan biri, karşısındakinin de vicdanlı olduğunu düşünmek istiyor. Ama hayat herkesi aynı yaratmıyor. Bazıları gerçekten iyi niyetliyken bazıları sadece rol yapıyor.
Fakat bütün bunlara rağmen insanın kendini kaybetmemesi gerekir. Çünkü kötülük gören insan zamanla ya çok sessizleşir ya da içindeki öfkeye teslim olur. İşte en tehlikeli nokta budur. Başkalarının çirkinliği yüzünden kendi karakterinden vazgeçmek, insanın kendine yaptığı en büyük haksızlıktır. Bu yüzden insan bazen mesafe koymayı öğrenmelidir. Herkesi hayatına almamalı, herkese içini açmamalı ve herkesle aynı samimiyeti kurmamalıdır. Çünkü bazı insanlar sevgiyi, sadakati ve iyi niyeti hak etmez.
Şunu unutmamak gerekir; maskeler sonsuza kadar yüzlerde kalmaz. Gün gelir herkes gerçek karakterini ortaya koyar. Kimisi yaptığı iyilikle hatırlanır, kimisi ise insanlara verdiği zararlarla anılır. İnsanların seni anlamaması, arkandan konuşması ya da seni küçültmeye çalışması senin değerini eksiltmez. Çünkü değer, insanların hakkında söyledikleriyle değil, senin gerçekten kim olduğunla ölçülür.
İnsan bazen yalnız kalınca daha net görmeye başlıyor bazı şeyleri. Kalabalıkların içinde fark edilmeyen gerçekler, sessizlikte insanın zihnine bir bir düşüyor. Kimin samimi olduğu, kimin sadece çıkarı için yanında durduğu zamanla ortaya çıkıyor. Ve insan şunu anlıyor; herkesle aynı yolda yürünmüyor. Bazı insanlar sadece ders olmak için giriyor hayatına. Can yakıyorlar, güven kırıyorlar ama sonunda insana insan seçmeyi öğretiyorlar.
Hayatın en büyük derslerinden biri şudur: Her gülen yüz dost değildir, her güzel söz de samimiyet taşımaz. İnsan bazen bunu çok geç anlar ama anladığı anda artık kimseye eskisi kadar kolay güvenemez. Çünkü yaşanan hayal kırıklıkları insanın bakış açısını değiştirir. Yine de insan tamamen kararmamalıdır. Herkes kötü değildir. Gerçekten iyi kalabilen insanlar hâlâ vardır. Önemli olan, sahte olanla gerçek olanı ayırt edebilmeyi öğrenmektir. Bu yüzden insan artık insanların söylediklerinden çok, davranışlarına bakmayı öğreniyor. Çünkü gerçek karakter; gösterişte değil, tutarlılıkta saklıdır. Ve insan zamanla şunu anlıyor: Bazı insanlar gerçekten çözülemez değildir, sadece çok iyi maske takıyordur.
Maskelerin Ardındaki İnsanlar başlıklı yazı ÜSTAD KENAN KUZUCU tarafından
03.06.2026 tarihinde sitemize eklenmiştir.
Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu, kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.
İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz.
Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın.