FAİZ VE ALIŞ VERİŞ İLE İLGİLİ KONULAR

Mukaddime: 

Rahmân ve Rahîm olan Allâh’u Teâlâ’nın Adıyla…

Hamd, Allâh’a mahsustur. O’na hamd eder, O’ndan yardım ve mağfiret dileriz. Nefislerimizin şerrinden ve amellerimizin kötülüğünden O’na sığınırız. O’nun hidâyete erdirdiğini hiç kimse saptıramaz, saptırdığını ise hiç kimse hidâyete erdiremez. Şehâdet ederim ki, Allâh’tan başka ibâdete lâyık hiçbir ilâh yoktur. Ve yine şehâdet ederim ki, Muhammed aleyhisselâm O’nun kulu ve Rasûlü’dür…

Bundan sonra:

Ey İnsanlar, bu yazımda sizlere yazmayı sizlere borç bildiğim Faiz ile ilgili konuları kaleme almak istedim. Çünkü, sizlerde çok iyi bilirsinizki, günümüzde insanların çoğu Faiz ile alış verişi o kadar benimsemişlerki, adeta insanların haşa, olmaz ise olmazı olmuş durumda. Başta Devlet yöneticileri olmak üzere, bir çok kurum özel yada devlet kurumu fark etmez insanları sürekli faize teşvik ediyorlar. Bu insanların bir çoğuda başta Namaz olmak üzere ibadetlerini yapan kimselerden oluşmakta. Birde konusu açılınca, Elhamdülillah ben Müslümanım diyorlar. Bu insanlar sadece kendilerini kandırıyorlar. Yazık hemde çok yazık. Allâh Subhânehu ve Teâlâ, cümlemizi Faiz ve diğer Allâh Subhânehu ve Teâlâ'ya şirk koşacak tüm küfürlerden, haramlardan yani büyük günahlardan korusun İnşeAllah Allahümme Amin.

Faiz Yemek Haramdır!

Allah (Azze ve Celle) kitabında faiz yiyenlere savaş ilan etmiştir!

(1) Allâh Subhânehu ve Teâlâ, şöyle buyurmaktadır: 

يَآ أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا اتَّقُوا اللهَ وَذَرُوا مَا بَقِيَ مِنَ الرِّبَا إِنْ كُنْتُم مُّؤْمِنِينَ فَإِنْ لَّمْ تَفْعَلُوا فَأْذَنُوا بِحَرْبٍ مِّنَ اللهِ وَرَسُولِهِ  وَإِنْ تُبْتُمْ فَلَكُمْ رُؤُوسُ أَمْوَالِكُمْ لاَ تَظْلِمُونَ وَلاَ تُظْلَمُونَ

“Ey iman edenler! Allah’tan korkun! Eğer mü’min iseniz (ana paradan) geri kalan faizi terk edin! Eğer böyle yapmazsanız, Allah ve Rasulü tarafından size savaş açıldığını bilin! Eğer tevbe edip vazgeçerseniz, ana sermayeniz sizindir. Ne haksızlık etmiş ne de haksızlığa uğramış olursunuz. (Bakara: 2 / 278, 279)

Bu suçun Allah (Azze ve Celle) katındaki kötülüğünü açıklamaya bu kadarı yeter. Devletlerin ve fertlerin yaşam seviyelerine bakan; faizle alış-veriş yapmanın yol açtığı iflası, çöküntü ve yıkımı görür. İşlerin kesat gittiğini ve piyasa durgunluğunu görür.

Borçların ödenemediğini, iktisadi hayatın felç olduğunu, işsizlik oranının yükseldiğini, birçok şirket ve müessesenin battığını; günlük kazanç ve alın terinin, tefecilerin bitmek-tükenmek bilmeyen faizini ödeme yolunda akıtıldığını; büyük miktardaki sermayenin birkaç insanın tekelinde toplanması sebebiyle toplumda ortaya çıkan tabakalaşmayı görür. Ve belki de bu; Allah’ın, faizle muamelede bulunanları tehdit ettiği savaşın açıkça bir görüntüsüdür.

Faize karışan asıl tarafların, aracıların ve yardımcı olanların hepsi, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in diliyle lanetlenmişlerdir!

(2) Cabir bin Abdullah (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), faiz yiyene ve yedirene, faizi yazana ve şahid olanlara da lanet etti ve şöyle buyurdu:

“Onlar (günahta) eşittirler!” (Müslim 1598/106)

Dolayısıyla; faizin yazılması, miktarının belirlenmesi ve kaydedilmesi, teslim edilmesi ve alınması, emanet bırakılması ve korunması işlerinde çalışmak caiz değildir. Genel anlamıyla, hangi surette olursa olsun faize karışmak ve yardım etmek haramdır.

(3) Bera bin Azib (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Faiz, yetmiş iki şubedir. Faizin en küçüğü, kişinin annesiyle zina etmesi gibidir! Şüphesiz ki, faizin en şiddetlisi ise gıybet ederek kardeşinin namusuna dil uzatması gibidir!” (Albânî Silsiletu’l-Ehâdîsi’s-Sahîha 1871, Albânî Sahihu’l-Cami’ 3537)

(4) Abdullah ibni Mes’ud (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Faiz yetmiş üç kısımdır! Faizin en basiti kişinin annesiyle nikâhlanması (yani zina etmesi) gibidir! Şüphesiz ki, faizin en kötüsü ise, Müslüman bir kimsenin ırzına/namusuna dil uzatmak gibidir!” (Hâkim Müstedrek 2/37, Ebu Nuaym, Albânî Sahihu’l-Cami’ 3538, Albânî Silsiletu’l-Ehâdîsi’s-Sahîha 1871)

(5) Abdullah bin Hanzala (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Kişinin bilerek yediği bir dirhem faiz otuz üç defa zinadan daha kötüdür!” (Ahmed bin Hanbel Müsned 5/225, Albânî Sahihu’l-Cami’ 3375)

Faizin haramlığı geneldir. Bazılarının zannettiği gibi “zenginle fakir arasında olursa” şeklinde bir kayıt yoktur. Tersine, her durumu ve her kişiyi kapsar. Birçok zengin insan ve büyük tüccar faiz sebebiyle iflas etmiştir. Yaşanılanlar buna şahittir. Miktar olarak artsa bile en azından malın bereketi kaybolur.

(6) Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Faiz çokluk getirse bile şüphesiz ki, sonunda bir azlık olacaktır!” (Hâkim Müstedrek 2/37, Albânî Sahihu’l-Cami’ 3542)

Faizin haramlığı; yüzdesinin yüksekliğiyle, kıymetsizliği, azlığı ve çokluğuyla da kayıtlı değildir. Hepsi haramdır. Faiz yiyen; Kıyamet günü, şeytan çarpmış kimselerin cinnet nöbetinden ve saradan kalktığı gibi mezarından kalkar. Allah, bu suçun çirkinliğine rağmen ondan tevbe edilebileceğini ve nasıl tevbe edilmesi gerektiğini bildirir.

(7) Allah (Azze ve Celle) şöyle buyuruyor:

فَإِنْ لَّمْ تَفْعَلُوا فَأْذَنُوا بِحَرْبٍ مِّنَ اللهِ وَرَسُولِهِ وَإِنْ تُبْتُمْ فَلَكُمْ رُؤُوسُ أَمْوَالِكُمْ لاَ تَظْلِمُونَ وَلاَ تُظْلَمُونَ

“Eğer tevbe edip vazgeçerseniz, ana sermayeniz sizindir. Ne haksızlık etmiş ne de haksızlığa uğramış olursunuz.” (Bakara: 2 / 279)

İşte bu adaletin ta kendisidir!

İnanan insan bu büyük günahtan nefret etmeli ve çirkinliğini kalbinde hissetmelidir. Paralarını, kaybolmasından ya da çalınmasından korktukları için mecburen faizli bankalara koyanların da zaruret hissini duymaları gerekir. Onların durumu leş yemek gibi veya daha kötü bir durumdur.

Bununla birlikte Allah'u Teâlâ’dan bağışlanma dilemeli ve mümkün olduğunca başka bir çare bulmak için uğraşmalıdırlar. Bankalardan paralarının faizini talep etmeleri caiz değildir. Hatta parasının faizi hesabına işlense bile caiz olan bir şekilde bu faizden kurtulması gerekir. Sadaka olarak veremez. Çünkü Allah, temizdir; ancak temiz şeyleri kabul eder.

Herhangi bir şekilde faizinden yararlanmak caiz değildir! Ne yeme de ne içmede ne giyinmede ne ev almada; ne eşine, çocuğuna, babasına ve annesine yapması gereken harcamada; ne zekât olarak vermede, ne de bir haksızlığı gidermede kullanılabilir. Sadece Allah'u Teâlâ’nın darbesinden korkarak ondan bir şekilde kurtulur.

Helal Kazanç Elde Etmek İle İlgili Konular

(1) Helal Yollardan Rızık Elde Etmek Vaciptir

(1) Ebu Humeyd es-Saidi (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Dünyadaki (rızık) talebinizi güzel yapınız! Şüphesiz ki, herkes kendisi için yaratılan şeyi kolay elde edecektir!” (İbni Mace 2142, Hakim 2/33, Beyhaki 10403, Albânî Silsiletu’l-Ehâdîsi’s-Sahîha 898)

(2) Cabir bin Abdullah (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Ey insanlar! Allah’dan korkun ve dünyadaki rızık talebinizi güzel yapınız! Biraz gecikse de hiçbir nefis rızkını noksansız tamam olarak elde etmeden ölmeyecektir! Allah’dan korkun ve rızık talebinizi güzel yapınız! Rızkın helal olanını alınız, onun haram olanını bırakınız!” (İbni Mace 2144, İbnu’l-Carud 556, İbni Hibban 3239, İbni Hibban Mevarid 1084, 1085, Hâkim 2134, Beyhaki 10404, Ebu Nuaym Hilye3/156, 157, Albânî Silsiletu’l-Ehâdîsi’s-Sahîha 2607)

(2) Helal Kazanç Elde Etmenin Fazileti

(3) el-Mikdâm (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Hiç kimse elinin çalışmasını yemekten daha hayırlı bir yemek yememiştir! Allah’ın Nebisi Davud Aleyhisselam elinin çalışmasından yerdi.” (Buhari 1917, Beyhaki 11691, Begavi 2026, Ahmed bin Hanbel Müsned 17181)

(3) Helal Kazanç Elde Etmeye Dikkat Etmek!

(4) Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Şüphesiz ki insanlar üzerine bir zaman gelecek ki, o zamanda kişi malı helalden mi haramdan mı elde etti dikkat etmeyecek, önemsemeyecektir!” (Buhari 1926, Nesei 4466, 4467, Darimi 2/246/2539, Ahmed bin Hanbel Müsned 9626, 9845, Albânî Sahîhu’l-Cami’ 5344)

(4) Şüpheli Şeylerden Kaçınmak Vaciptir

(5) Nu’man bin Beşir (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Helal bellidir, haram bellidir. Bu ikisi arasında şüpheli şeyler vardır. İnsanlardan çoğu onu bilemez! Herkim şüpheli şeylerden sakınırsa dinini ve ırzını şüpheden beri etmiştir! Herkim de şüpheli şeyleri işlerse (etrafı çevrili) koruluk etrafında davarlarını otlatan çoban gibi oraya girebilir! Dikkat! Her kralın bir koruluğu vardır. Dikkat! Allah’ın yeryüzündeki koruluğu onun haramlarıdır! Dikkat! Cesette bir parça et vardır o salih olduğu zaman bütün ceset salih olur; eğer o fasit olursa bütün cesette fasit olur! Dikkat edin ki, o kalptir!” (Buhari 206, Müslim 1599/107, Ebu Davud 3329, Nesei 4465, Tirmizi 1219, Darimi 2/245, İbni Mace 3984, İbni Hibban 721, İbnu’l-Carud 555, Begavi 2031, Ahmed bin Hanbel Müsned 4/269, 271, Albânî İrvau’l-Ğalil Fi Tahrici Ehadisi Menari’s-Sebil 2075)

(5) Alış Verişte Doğru Söylemek Bereketi Artırır!

(6) Hâkim bin Hizam (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Satan ve alan kişiler bunlardan her biri doğru söyler ve malın ayıbını beyan ederse, alış verişlerinde kendilerine bereket ihsan olunur. Eğer gizler ve yalan söylerlerse alış verişlerinde bir kar elde etmeleri ve onun bereketinin gitmesi umulur!” (Buhari 1923, Müslim 1532/47, Ebu Davud 3459, Nesei 4469, Tirmizi 1246, Darimi 2/250, İbni Hibban 4904, Tabarani Mucemu’l-Kebir 3115, Tayalisi 1316, Begavi 2051, Ahmed bin Hanbel Müsned 3/403, Albânî İrvau’l-Ğalil Fi Tahrici Ehadisi Menari’s-Sebil 1281)

(7) Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Bir kişi, başka bir kişiden ona ait bir arazi satın aldı. Araziyi satın alan kimse arazide, içinde altın bulunan bir çömlek buldu.

Araziyi satın alan, satana:

−Altınlarını al! Ben senden sadece araziyi satın aldım, altınları satın almadım! dedi.

Arazinin sahibi kimse:

−Ben sana araziyi ve içindeki şeyleri sattım! dedi. Bir adama varıp muhakeme oldular.

Kendisine varıp muhakeme oldukları kimse:

−Sizin çocuğunuz var mı? dedi.

Onlardan biri:

−Benim bir oğlum var, dedi.

Diğeri ise:

−Benim de bir kızım vardır, dedi.

Hakem:

−Kızı oğlana nikâhlayın! O maldan onlara infak edin ve tasadduk edin, dedi.”

(Buhari 3286, Müslim 1721, İbni Mace 2511, İbni Hibban 720, Begavi 2412, Ahmed bin Hanbel Müsned 2/316)

(6) Pazar Yerleri Allah’ın Sevmediği Yerlerdir!

(8) Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Beldelerin Allah’a en sevgili yerleri, oraların mescidleridir. Beldelerin Allah’a en sevimsiz yerleri, oraların pazarlarıdır!” (Müslim 671/288, Ebu Avane 1/390, İbni Hibban 1600, Bezzar 408, Hâkim1/89, 90, Begavi 460)

(7) Pazara Giren Kimsenin Dua Etmesi

(9) Salim dedesi Ömer bin Hattab (Radiyallahu Anh)’dan şöyle tahdis etti:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Herkim çarşıya girdiği zaman;

لاَ إِلَهِ إِلاَّ اللهُ، وَحْدَهُ لاَ شَرِيكَ لَهُ، لَهُ الْمُلْكُ، وَلَهُ الْحَمْدُ، يُحْيِي، وَيُمِيتُ، وَهُوَحَيٌّ لاَ يَمُوتُ، بِيَدِهِ الْخَيْرُ كُلُّهُ، وَهُوَ عَلَى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ

La İlahe İllallahu Vahdehu La Şerike leh. Lehu’l-Mûlku Velehu’l-Hamdu Yuhyi Ve Yumitu Ve Huve Hayyun La Yemutu Bi Yedihi’l-Hayru Kulluhu Ve Huve Ala Kûlli Şeyin Kadîr, derse Allah onun için bir milyon hasene yazar, bir milyon kötülük yok eder ve onun için cennette ev inşa eder.”

Duanın Manası: Allah’tan başka hakkı ile ibadet olunan hiçbir ilah yoktur! O tekdir ve ortağı yoktur. Mûlk O’nundur hamd da O’na mahsusdur. O, yaşatır ve öldürür. O, diridir, ölmez! Her türlü hayır/iyilik, O’nun elindedir ve O, her şeye gücü yetendir.

(İbni Mace 2235, Tirmizi 3650, 3651, İbnu’s-Sünni 182, Hâkim 1/538)

(8) Bir Şey Satın Alan Kimsenin Dua Etmesi

(10) Amr bin Şuayb babası ve dedesi tarikiyle şöyle tahdis etti:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Sizden biri bir cariye satın aldığında;“Allahumme İnni Eseluke Hayraha Ve Hayra Ma Cebelteha Aleyhi. Ve Eûzu Bike Min Şerriha Ve Şerri Ma Cebelteha Aleyhi,” desin bereketli olması için dua etsin. Biriniz bir deve satın aldığı zaman ise, onun hörgücünün yüksek yerinden tutup bereketli olması için dua ederek yukarda ki sözlerin benzerini söylesin.” (İbni Mace 2252, Buhari Efâlu’l-İbâd 199, Ebu Davud 2757, Beyhaki 7/137, Abdurrezzak 6610)

Alışverişte Helal Olan Muameleler İle İlgili Konular

(9) Alışverişte Müsamaha Yapmak

(11) Cabir bin Abdullah (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Satarken, satın alırken, alacağını talep ederken ve borcunu öderken müsamahalı davranan kimseye Allah rahmet etsin.” (Buhari 1919, Tirmizi 1320, İbni Mace 2203, İbni Hibban 4903, Tabarani Mucemu’s-Sagir 1/240, Beyhaki 5/357, Begavi 2044, Ahmed bin Hanbel Müsned 3/340)

(12) Osman bin Affan (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Sattığı zaman müsamaha gösteren, satın aldığı zaman müsamaha gösteren ve hakkını isterken müsamaha gösteren kimseye Allah rahmet etsin!” (İbni Mace 2202, Buhari Tarihu’l-Kebir 6/467, Nesei 4710, Ahmed bin Hanbel Müsned 410, Albânî Silsiletu’l-Ehâdîsi’s-Sahîha 1181)

(10) Malı Satın Aldıktan Sonra İade Etmek İsteyen Kimseye Müsamaha Göstermek Fazilettir

(13) Ebu Hureyre(Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Herkim bir Müslümanın satıştan vazgeçmesini müsamaha ile kabul ederse, Allah da onun kıyamet günü tökezlemelerini müsamaha ile kabul eder.” (İbni Mace 2199, Ebu Davud 3460, İbni Hibban Mevarid 1103, 1104, Hâkim 2/45, Beyhaki 11128, Ahmed bin Hanbel Müsned 2/152, Albânî İrvau’l-Ğalil Fi Tahrici Ehadisi Menari’s-Sebil 1334, Albânî Silsiletu’l-Ehâdîsi’s-Sahîha 2614)

(11) Sabah Erken Saatlerdeki Ticarette Bereket Vardır

(14) Sahr el-Gamidî (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Ey Allah’ım! Ümmetime gündüzün ilk vaktinde bereket ihsan et.”

Sahr el-Gamidî şöyle (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

−Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir seriyye veya ordu gönderdiğinde gündüzün ilk vaktinde gönderirdi.

Ravi dedi ki:

−Sahr el-Gamidî (Radiyallahu Anh), ticaret yapan bir adamdı ticaret mallarını günün ilk vaktinde gönderirdi. Bu sebeple serveti ve malları çoğaldı.

(Ebu Davud 2606, İbni Mace 2236)

(15) Abdullah ibni Ömer (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:

Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Ey Allahım! Ümmetime gündüzün ilk vaktinde bereket ihsan et.” (İbni Mace 2238, Ebu Davud 2606, Tirmizi 1212, Darimi 2/214, Tayalisi 1246, İbni Ca’d el-Ca’diyât 2557, İbni Hibban 8475, Tabarani Mucemu’l-Kebir 7275, 7276, Beyhaki 9/151, 152, Begavi 2673)

(12) Satın Alırken ve Satarken Tartmanın Gerekliliği

(16) Said bin Müseyyeb şöyle dedi:

Ben, Osman (Radiyallahu Anh)’ı minberin üzerinde hutbe okurken işittim şöyle diyordu:

−Ben, Beni Kaynuka denilen Yahudilerden bir soydan hurma satın alıyor ve onu karla satıyordum. Bu fiilim Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e ulaştı. Bunun üzerine Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

−“Ey Osman! Satın aldığın zaman tartarak al! Sattığın zaman da tartarak sat!” (Ahmed bin Hanbel Müsned 1/62/444, Darekutni 3/8, Beyhaki 10696, Albânî İrvau’l-Ğalil Fi Tahrici Ehadisi Menari’s-Sebil 1330)

(13) Alışverişte Tartmanın Bereketi Sağlayacağı

(17) Mikdam bin Ma’di Kerib (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Erzakınızı tartın ki, size bereketlensin!” (Buhari 1965, Müslim 1528/39, İbni Hibban 4918, Tabarani Mucemu’l-Kebir 20/643, Ebu Nuaym Hilye 5/217, Beyhaki 6/32, Begavi 3000, Ahmed bin Hanbel Müsned 4/131)

(14) Tartarken Biraz Ağır Tartmanın Gerekliliği

(18) Cabir bin Abdullah (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Bir şeyi sattığınızda tartacağınız zaman tartınızı ağır yapınız!” (İbni Mace 2222, Albânî Sahîhu’l-Cami’ 825)

(19) Suveyd bin Kays şöyle dedi:

Ben ve Mahrefe el-Abdi, Hecer şehrinden bez getirttik. Müteakiben Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bize geldi ve bizimle şalvarda pazarlık etti. Yanımızda ücretle (bezleri) tartan bir tartıcı vardı.

Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ona şöyle buyurdu:

−“Ey tartıcı! İyi tart ve biraz fazla ver!”

Hecer Şehri: Arap yarımadasının doğusunda bir yerdir.

(İbni Mace 3579)

(15) Alışveriş Karşılıklı Rıza İle Yapılır

(20) Ebu Said el-Hudri (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Alışveriş ancak karşılıklı hoşnutlukla olur.” (İbni Mace 2185, Beyhaki 6/17, Albânî İrvau’l-Ğalil Fi Tahrici Ehadisi Menari’s-Sebil 1283)

(21) Ebu Hureyre(Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Alışverişte iki kişi, birbirinden razı olmanın dışında bir şeyle ayrılmasın!” (Ebu Davud 3458, Tirmizi 1248, Ahmed bin Hanbel Müsned 2/536, Albânî İrvau’l-Ğalil Fi Tahrici Ehadisi Menari’s-Sebil 1283)

(22) Ebu Hurretur-Rukaşî amcasından şöyle tahdis etti:

Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Müslüman bir kimsenin malı, gönülden razılığı olmadan başkasına helal olmaz!” (Darekutni 3/26/92, Ebu Yağla 1570, Beyhaki 6/100, Ahmed bin Hanbel Müsned 20720, Albânî İrvau’l-Ğalil Fi Tahrici Ehadisi Menari’s-Sebil 1459)

(23) Abdullah ibni Mes’ud (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Mü’min kimsenin malının haramlığı, kanının haramlığı gibidir!” (Darekutni 3/26/94, Ebu Nuaym Hilye 7/336, Albânî Gayetu’l-Meram 345, Albânî Sahîhu’l-Cami’ 3140)

(16) Peşin Fiyatla Elden Ele Alışveriş Caizdir

(24) Aişe (Radiyallahu Anha) şöyle dedi:

“Berire kendi hürriyetini satın alma yazışması yapmış olduğu halde yanıma geldi ve:

−Ben sahiplerimle her yılda bir ukıyye vererek dokuz ukıyye üzerine hürriyetimi satın alma yazışması yaptım, bana yardım et beni satın al ve hürriyetime kavuştur, dedi.

Aişe (Radiyallahu Anha), Berire’ye:

−Eğer sahiplerin vela hakkı benim olmak üzere, benim bu bedeli kendilerine peşin olarak vermemi ve seni hürriyetine kavuşturmamı isterlerse öyle yaparım dedi...”

Ukiyye: On iki dirhemdir.

(Buhari 2362, Müslim 1504/8, Malik 2/780/17, Ebu Davud 3929, 3930, Nesei 3451, Tirmizi 21249, İbni Mace 2521, İbnu’l-Carud 981, İbni Hibban 4272, Ahmed bin Hanbel Müsned 6/206, 213, Albânî İrvau’l-Ğalil Fi Tahrici Ehadisi Menari’s-Sebil 1308)

(17) Peşin Fiyatına Veresiye Alışveriş Caizdir

(25) Aişe (Radiyallahu Anha) şöyle dedi:

“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir Yahudiden veresiye taam satın aldı ve ona mukabil Yahudiye zırhını rehin bıraktı.”

(Buhari 1938, Nesei 4623, 4664, Tirmizi 1215, İbni Mace 2437, İbni Hibban 5938, İbnu’l-Carud 664, Beyhaki 6/36, Ahmed bin Hanbel Müsned 6/42, 160, 230)

(18) Ganimet ve Mirasta Mezat Alışverişinin Caizliği

(26) Âta bin Ebi Rebah şöyle dedi:

“Ben, ganimetleri mezat usûlü alıp satmakta beis görmeyen insanlara eriştim.” (Buhari 1975)

(27) Zeyd bin Eslem şöyle dedi:

“Ben, kendisine Şehr denilen bir şahsı Abdullah ibni Ömer(Radiyallahu Anhuma)’ya müzayede alışverişini sorarken işittim.

Abdullah ibni Ömer (Radiyallahu Anhuma):

−Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ganimetler ve miraslar müstesna, sizden birinin o alışverişi terk edene kadar kardeşinin alışverişi üzerine alışveriş yapmasını yasakladı! dedi.”

(İbnu’l-Carud 570, Darekutni 3/11, İbni Hacer Fethu’l-Bari 5/25)

(19) Gayri Müslimlerle Alışveriş Caizdir

(28) Aişe (Radiyallahu Anha) şöyle dedi:

“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir Yahudiden yiyecek satın aldı. Bu yiyeceğe karşılık demirden bir zırhı ona rehin verdi.”

(Müslim 1603/125, Buhari 2323, Nesei 4664, İbni Mace 2436, Albânî İrvau’l-Ğalil Fi Tahrici Ehadisi Menari’s-Sebil 1393)

(20) Kadınların Alışveriş Yapması Caizdir

(29) Aişe (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

“Berire kendi hürriyetini satın alma yazışması yapmış olduğu halde yanıma geldi ve:

−Ben sahiplerimle her yılda bir ukıyye vererek dokuz ukıyye üzerine hürriyetimi satın alma yazışması yaptım, bana yardım et beni satın al ve hürriyetime kavuştur dedi.

Aişe(Radiyallahu Anha), Berire’ye:

−Eğer sahiplerin vela hakkı benim olmak üzere, benim bu bedeli kendilerine peşin olarak vermemi ve seni hürriyetine kavuşturmamı isterlerse öyle yaparım dedi...”

(Buhari 2362, Müslim 1504/8, Malik 2/780/17, Ebu Davud 3929, 3930, Albânî İrvau’l-Ğalil Fi Tahrici Ehadisi Menari’s-Sebil 1308)

(21) Alışverişte Muhayyerlik

(30) Abdullah ibni Ömer (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“İki kişi alışveriş yaptıkları zaman, satıcı ve alıcıdan her biribirbirlerinden ayrılmadıkları müddetçe onlardan her biri arkadaşına karşı muhayyerlik içindedir. Eğer ikisi birden yahut onlardan biri diğerini muhayyer bırakarak alışveriş yaparlarsa satış vacip olmuştur. Birbiriyle alışveriş yaptıktan sonra birbirinden ayrılır ve onlardan hiç biri satışı terk etmezse satış vacip olmuştur. Ancak muhayyerlik (şartı) ile satış olması müstesnadır!” (Buhari 1951, Müslim 1531/44, Nesei 4484, İbni Mace 2181, İbnu’l-Carud 618, İbni Hibban 4917, Darekutni 3/5, Beyhaki 5/269, Begavi 2049)

(31) Amr bin Şuayb babası ve dedesi tarikiyle şöyle tahdis etti:

Rasulullah(Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Satan ve alan kişiler birbirlerinden ayrılmadıkları müddetçe muhayyerlik içindedir! Ancak muhayyerlik satışı müstesnadır! Taraflardan birinin, vazgeçmek ister endişesi ile arkadaşından ayrılması kendisine helal olmaz!” (Ebu Davud 3456, Nesei 4495, Tirmizi 1247, İbnu’l-Carud 620, Ahmed bin Hanbel Müsned 2/183, Albânî İrvau’l-Ğalil Fi Tahrici Ehadisi Menari’s-Sebil 1311)

(32) Abdullah ibni Ömer (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:

Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Her satıcı ve alıcı birbirlerinden ayrılıncaya kadar aralarında kesinleşmiş bir satış yoktur! Muhayyerli alışveriş bundan müstesnadır!” (Buhari 1951, Müslim 1531/43, Malik 2/671/79, Şafii er-Risale 863, Ebu Davud 3454, Nesei 4477, Darekutni 3/6, Beyhaki 5/268, Begavi 2047, Ahmed bin Hanbel Müsned 1/56, Albânî İrvau’l-Ğalil Fi Tahrici Ehadisi Menari’s-Sebil 5/154)

(33) Abdullah ibni Ömer (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:

“Mü’minlerin emiri Osman(Radiyallahu Anh)’a kendisine ait Hayber’deki bir malına bedel benim bir vadideki malımı sattım. Alışverişi kesinleştirdiğimizde ben, topuğumun üzerine geri döndüm. Satışı aleyhime geri çevirir endişesiyle onun evinin dışına kadar çıktım. Alan ve satan birbirlerinden ayrılıncaya kadar muhayyerlik içinde olmaları, alışverişte sünnetti.

Abdullah ibni Ömer (Radiyallahu Anhuma) dedi ki:

−Benimle onun bu satış muamelesi kesinleşince, onu üç gecelik mesafedeki Semûd arazisine sevk etmem sebebiyle onu kandırdığımı gördüm. O ise beni üç gecelik mesafedeki Medine arazisine sevk etmişti.” (Buhari 1954)

(22) Satış Gerçekleştikten Sonra Müşteriyi Muhayyer Bırakmak Caizdir

(34) Cabir(Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

“Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) satış olduktan sonra, bir bedeviyi muhayyer yaptı.”

(Tirmizi 1265, İbni Mace 2194, Darekutni 3/21/73)

(35) Hâkim bin Hizam (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Satan ve alan kişiler birbirlerinden ayrılmadıkları müddetçe muhayyerlik içindedir!” (Buhari 1951, Müslim 1532/47, Ebu Davud 3459, Nesei 4469, Darimi 2/250, İbni Hibban 4904, Tabarani Mucemu’l-Kebir 3115, 3119, Tayalisi 1316, Beyhaki 5/269, Begavi 2051, Ahmed bin Hanbel Müsned 3/402)

NOT: KONUNUN DEVAMI VAR

Hâtime:

Hamd âlemlerin rabbi olan Allâh’a mahsustur. Salât ve selâm yaratılmışların en hayırlısı Muhammed sallallâhu aleyhi ve sellem’in, âlinin ve ashabının üzerine olsun.

Yardım ve başarı, izzet ve şeref Allâh’tandır.

O, her şeyin en iyisini bilendir.

Muvahhid Kullara Selâm Olsun.

Polat Akyol.


KAYNAK:


KUR’AN VE SAHİH SÜNNET


( Faiz Ve Alış Veriş İle İlgili Konular başlıklı yazı Polat Akyol tarafından 20.01.2023 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )
Okuduğunuz Yazının Site Kurallarını İhlal Ettiğini Düşünüyorsanız, Site Yönetimine Bildirmek İçin Tıklayınız.
 

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu