BALIKESİR'DE BİR KADIN 24
27 Şubat 2025, Çarşamba
Günlüğümü gözden geçirmek, sadece yaşadıklarımı hatırlamakla kalmıyor, aynı zamanda kendime dair yeni keşifler yapmamı da sağlıyor. Bugün eski sayfaları karıştırırken, şimdiye kadar bahsetmediğim çok şey olduğunun farkına vardım.
Müzik hayatıma nasıl girmişti? Korolarda yer almam, ilklerimle başlayan hikâyem, gün yüzüne çıkmayı bekliyordu. Geçmişe yolculuk yapmak, olumlu ve olumsuz yanlarımı ortaya çıkarırken, belki de ilk defa keşfedeceğim bazı yönlerimi.
Hırslıyım. Öyle olmasaydım, bunca yıl korolarda yer alamazdım. Hırslıydım ve oldukça kırılgandım. Tanımadığım insanların arasında, okyanusa dalıp yüzeye tekrar çıkabilmek için kulaç atıyordum. Ben hırslıydım. Anlamalıydım güfte sözlerini, hatta yazmalıydım güfte olacak şiirleri.
İlk koro deneyimim lise yıllarındaydı. Kız meslek lisesinde, kızlar korosunu oluşturan genç ve dinamik bir öğretmenle tanıştım. Erzurum radyosundan ayrılıp yeni bir şehre göçüp gelen, hedefleri olan, belki de hırs konusunda aramızda gün geçtikçe benzerliğin ortaya çıktığı bir insandı.
Yıllar sonra bir benzerliğin farkına daha vardım. Sıtkı Sahil'le aramızda yaşadığın şehirde var olma çabası.
Öyle bir büyüydü ki müzik, tıpkı bir anafor gibi beni içine çekiveriyordu. Lise yıllarında yaşadığım o büyünün etkisiyle hayatımı sürdürdüğümü fark ettim. Ancak Ankara'ya geldiğimde, o dönemlerde (Todem) Toplum Destek Merkezi'nde üç kafadar olarak kayıt olmak için orada soluk alana kadar, üzerime yığılmış o toz birden puf diye uçuverdi.
Neşeyle gidip geliyorduk her çalışmaya. Oya ve Belgin ile ilk konserimizde oldukça heyecanlıydık. Oya ve ben ilk solo görevimizi almıştık. Belgin sanıyorum geri planda kalmayı yeğlemişti. Ya sonra mı? İkisi de yelkenleri suya indirip pes ettiler. Bense hırslıydım, bu okyanusta kulaç atacaktım. Kırılsam da, dökülsem de...
O iki güzel kalpli arkadaşımla çıktığım o nota dolu yolda, artık tek başıma yürüyecektim. Kimi zaman diken dolu, kimi zamansa güller serilmiş olacaktı seçtiğim bu yol.
Ha, bu arada Sıtkı Sahil'den sonraki hocam Hüsnü Yelbay'dı. Malatya'nın Darende ilçesindendi. Onun katkılarıyla ve özverisiyle vermiştik o konseri. Lakin biz kadınlar, hangi renk fular takacağımıza bile karar verirken kendi aramızda savaş çıkarıyorduk. Bazen de hiç fark etmeden yaralıyorduk birbirimizi. Savaştan galip gelenler bir de yaralarını iyileştirmek için bir süreliğine geri çekilenler... Aynı sahnede, hiçbir şey olmamış gibi, falsosuz şarkı söylüyorduk. Hey gidi günler hey...
H. Çiğdem Deniz
(
Balıkesirde Bir Kadın 24 başlıklı yazı
çitlembik tarafından
27.02.2025 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )
Okuduğunuz Yazının Site Kurallarını İhlal Ettiğini Düşünüyorsanız, Site Yönetimine Bildirmek İçin Tıklayınız.