Anlatacağım anı öykü gerçek yaşanmış bir olaydan
derlenmiştir! Okullarımızda yaşanan öğretmenlerin durumu anlatılmayacak. Kadrolu,
sözleşmeli, ücretli öğretmen çalıştırıldığından Mısırdaki sağır sultanın haberi
var eğitim-öğretim sistemimizde…
Kadrolu öğretmenlerin de öğretmen, uzman öğretmen ve
başöğretmen olarak sınıflara ayrıldığı ayrıca bir vaka olarak yaşanıyor. Bunlar
değil öykümün teması.
Öğrencilik
yıllarımda altmışlar, meslek yaşamımda, yetmişler, seksenler de dershanecilik
diye bir uygulama yoktu. Doksanlarda altı yıl yurt dışında bakanlık öğretmeni
olarak çalıştım. Yurda döndüğümde ülkenin her bucağını özellikle büyük
şehirlerimizi dershaneler sarmıştı. Bakımsız bahçeleri ayrık otlarının
işgalinden farkı yoktu dershanelerin eğitim-öğretim yaşamımıza girmeleri.
Şimdilerde
dershanecilik olgusu tarihe karıştı ne güzel! Bu sefer de araya özel okulculuk
uygulaması girdi. Orta öğretimde öğrencilerimizin beşte biri özel okullarda
okuyor. Ekonomik durumu yeterli olan veliler çocuklarını özel okullarda
okutuyor. Bazı veliler de parasal olanaklarını zorlayarak özel okulları tercih
ediyorlar.
Özel
okullarda sıkı disiplin içinde yetişen öğrencilerle, normal liselerde okuyan
öğrenciler üniversite sınavında aynı soruları çözmek zorundalar. Haliyle fırsat
eşitliği olgusu ortadan kalkıyor. Klasik deyişle işçinin çocuğu işçi olmaktan
öte yüksekokullarda okuma şansını kaybediyor ve ancak işçi olabiliyor. Oysa
Anayasamızın eğitim hakkıyla (aşağıda zikredilen) maddesinde ilköğretim özetle
kız ve erkek öğrencileri için zorunludur ve devlet okullarında parasızdır diye
buyuruyor. Ezcümle devlet okullarına gerekli özen gösterilse özel okul olgusu
yaşanmaz ve fırsat eşitliği sağlanmış olur.
“MADDE 42. — Kimse, eğitim ve öğrenim hakkından yoksun
bırakılamaz. Eğitim ve öğretim, Devletin başlıca gelen ödevlerindendir. Eğitim
ve öğretim, Atatürk ilkeleri doğrultusunda, çağdaş bilim ve eğitim esaslarına
göre, Devletin gözetim ve denetimi altında yapılır. Bu esaslara aykırı eğitim
ve öğretim yerleri açılamaz. Eğitim ve öğretim hürriyeti, Anayasa’ya sadakat
borcunu ortadan kaldırmaz. Devlet, okur - yazarlığı yaygınlaştırmak için
gerekli tedbirleri alır. Temel eğitimin ilk kademesi olan ilköğretim, öğrenim
çağındaki kız ve erkek bütün vatandaşlar için zorunludur ve temel ve orta
eğitim Devlet okullarında parasızdır.”
Bunlarla da ilgili
değil öykümüz. Bu kadar söz kalabalığı yeter. Geleyim öyküme. Lisede çalışan
bir öğretmen arkadaşım anlatırdı. Pek inanasım gelmezdi sözlerine. “Sıradan
ilkokul öğrencilerinin başaracağı dört işlemi yeterince bilmeyen öğrenciler
lisemize kayıt yaptırıyor. Aynı arkadaş öğrencisini okuttuğu derslerden
bütünlemeye bırakıp onlardan maddi kaynak edinebiliyor bazı meslekdaşlarım…”
Bir
düğün cemiyeti vardı mahallemizde. Emekliliği yaklaşmış bir polis komşumuz
çocukları için her türlü fedakârlığı yaptığı göğsünün gererek anlatıyordu.
Güvenlik görevlimiz anlatmaya başladığı zaman sözü kimseye bırakmazdı. “Kızım
için beylik tabancamı sattım!” deyince anlattıkları daha bir dinlemeye
başladık.
“Büyük
kızım lise sonda okurken kimya dersine giren öğretmeniyle problemi vardı.
Öğretmeni kızımla özel görüşerek: ‘Eğer sınıf geçmek istiyorsa arkadaşlarının
geçtiği köprüden geçmesinin zorunlu olduğunu…’ söyler. Kızım ağlayarak durumu
bana anlattı. Kızıma öğretmeni şikâyet etmemizi söyledim.” Kızım kabul etmedi. “Şikâyet
konusu olursa öğretmenimin teklifini başka duyan olmadı. İspat edemesek sınıf
tekrarı yapmak zorunda kalırım” diye feryat etti.
“Ardı
önü bir yarım altındı kızımın yarasına ilaç. Öğretmen hanımın isteği böyleydi.
Ev kirası, okulda okuyan üç çocuğumun masrafı bir anda yarım altın param yoktu.
Okullar tatile girecekti. Birisinden ödünç para istemekten hiç hoşlanmam. Bir
anda babamdan miras kalan beylik tabancamı satmayı akıl ettim. Kızım için feda
olsun…”
Siyasi parti sözcülerine taş çıkartacak düzeyde ağzı laf yapan polis komşumuzun kuzu kuzu boynunu kasaba uzatmamalıydı. Onun yapamadığını daha sonra özgüvenli kadın velilerin gereğini yaptığını duyduk. Öğretmenden topluca şikâyetçi olmuşlar. Öğretmen sadece başka bir ile atanmış. Ben isterdim ki kadın velilerin yaptığı şikâyeti polis komşumuz yapabilmeliydi. Ve değil öğretmenin hiçbir