
Müstakil bir renkti zaman, aman dahi
demeden insanlığın kelamından taşan…
Sözcükler ise muktedir
Dünle hasbihal eden teninde
sevmelerin
Gün mizaçlı bir şiir dikmenin
Temennisi ile düştüğüm yolun
Dikmesi
Bazen duyguların sekmesi
Zanlar konaklı ismin başına
Zemheride açan çiçekler nasıl ki
yoldaşım:
Sevi dilinde en muteber çiçek olma
maksadıyla
Gölgemle el ele şehrin zirvesine
Konuşlu bir düş gibi ya da bir yıldız
Müstesna kim ise yüreğimde saklı
Elemin değil ilhamın peşi sıra
Kucakladığım tüm duyguların baş tacı
Meali sökük müdür yoksa hırkamın?
Yamasına aldırış etsen ne ki
varlığımın?
Yalnızlık ne ki eğer ki yolunda ise insan
Allah’ın?
Zalimin tayfasında uzak bazense
onların kurduğu içine düşülesi tuzak
Afaki gölgelerden nasiplendiğin değil
nasıl ki aşka delalet
Birden başladığın çentiklerin ruhuna
okuduğum rahmet
Kem gözün fistanı
Kardan adamın eriyen bedeni
Kan kırmızısı gözlerinde iblisin
Benimse baktığım ve gözümü diktiğim
Varsa yoksa gök kubbenin
İman dolu çağrısı.
Ağrıma da aldırış etmeden
Ağrıma gitse de yüreklerden dökülen
nice kin ve sitem
Mağdur olsam ne ki?
Mealim sevgiden yana bir kuş tapan
sadece Rabbine
Miski amberdir kokusunda kaybolduğum
Saçlarına usulca dokunduğum
Olmasa da fiziken yanımda
Manen içimde koruduğum
O gök gözlü kadın yok artık yatağında
Kindar nefislerin su bulamadığı o
kurak dere yatağında
Başıma yağan rahmete sevdalı ve şükür
dolu
Aşkın ilanı ve ilamı nasıl ki saklı
ruhun dokunulmazlığında
Bir kıvançtır ki içten sevebilmek
Neşrinde kâinatın sinemde saklı her
gerçek
Ve günden güne de büyür umut ve
hasret
İnsan olmaya nasıl da namzet
Elbet ihya edilesi yürek
Elbet kavuşulası rızk ve Rabbin
verdiği her nimet
Bir renk
Bir rakım
Bir de fasıla
Hasılası havsalamdan taşan nice sevgi
dolu hatıra
Günüm güzel ben güzelim madem
Umurumda da değildir bunca sitem ve
lanet
Üstlendiği kadar karanlığın
Aydınlığın neşrinde içtenlikle
parladığım
Kaybolan dün olsa ne ki hem?
Ben kaybolmadıktan ve kendimi
kaybetmedikten sonra?