Çocuk Ve Ramazan

 

        “ Öyküm sakın riya olarak algılanmasın, sadece bir köy çocuğunun oruçla olan muhabbetidir”

 

        Öğretmenlerin veli toplantılarında sıkça kullandıkları bir cümle var... Çocuklar, evlerinde ebeveynlerini okulda öğretmenlerini rol model alırlar. Cümlenin açılımı üzerine anlatılar bitmez: İlk öğretmen annedir. Annelerin eğitim-bilinç düzeylerinin çocuğun yaşama tutulmasında edineceği söz ve davranışları olumlu etkiler. Cahil ve mutsuz ailelerin çocuklarından güzellikler beklemek pek olası değil. Hele aralarında geçimsizlik olan çiftlerin çocuklarının tanık olacağı tartışmalarında onların ruhlarında ne derin yaralanmalara neden olacağı kuşkusuzdur. Hafızasının derinliklerine yerleşen acılar ileride karşılığı ödenmemiş fatura olarak çıkar bireyin karşısına. Öğretmenliği bir tarafa bırakıp konuya dönelim.

 

        Yine sabah olmuş. Güneş, ufukta altın ışıklarıyla karlarla bezeli evimizin karşısındaki ormanda tanımsız güzellikler yaratıyordu. Doğanın güzelliği o gün için kararan ümitlerime derman olmadı. Ağlamak üzereyim! “Yine mi diyorum” anneme. “Niçin beni savurda yemeğe çağırmadınız?”

 

        Böyle sitemlerim hiç eksik olmazdı. Köy evimizde ramazan ayında bir gün bile olsa oruç tutmak isterdim. Savur yemeği için baldan tatlı çocuk uykumu bölüp bir türlü uyanıp yemek yiyenlerin sofrasına oturamadım. Büyüklerde beni uyandırmadı. Biricik kılavuzum anne-babamdı. İçeriğini bilmezsem de çocuk kalbimle onların yaptığını yapmak oruç tutmak istiyordum.

 

Yıllar, çocukluk döneminde çabuk geçmezdi. Oysa dedem “dün bir bu gün iki, zaman ne çabuk geçiyor” derdi. Nihayet çok merak ettiğim o gün geldi okullu oldum; ilkokula başladım. Beş yıllık okulumuzda 4. Ve 5. sınıfta Din Bilgisi adlı bir kitabımız vardı. Göksel varlıkların adını bu kitaptan da okuyup öğreniyorduk. Tüm âlemleri yaratan Allah adını önceleri sık sık duyardım. Büyüklerim, anne-babam ve de ablalarım özellikle namaz kılarken,  Allah adını telaffuz ederlerdi. Günlük köy yaşamında “Allah kolaylık versin” benzeri sözleri de duyardım.

 

İlkokulda arkadaşlar arasında, “gece savura ben de kalktım. Şu anda oruçluyum.” Sözleri konuşulurdu. Ramazan ayı bittiğinde dört-beşinci sınıflarda okurken arkadaşlar: “Bu ramazanda ancak iki gün oruç tuttum.” Bazı arkadaşlar biraz da övünerek, “bir hafta oruç tuttum” diyerek köydeki kart horozlar gibi etrafa caka satarlardı. Benim de o yaşlarda uykuyu yenip savura uyandığım ve de oruçlu olduğum günlerim olmuştu. Anne-babam ve diğer büyüklerimden terbiye kurallarını ve de oruç tutmanın bir dini görev olduğunu ta çocuk yaşlarımda öğrenip özümsedim.

 

Ortaokul yılları başladı. Köyüme 10 km uzakta ilçe merkezinde okudum ortaokulu. Açık kalplilikle söylemeliyim. Orta birinci sınıfta babaannem ilçede kuzenimle benim yemeğimi yapıyordu. Çocuktum. Dini görevleri yerine getirme yaşına ermemiştim henüz. O bakımdan orta birde kaç gün oruç tuttuğumu anımsayamıyorum. Orta ikide bu kez dayımın oğlu kuzenim ve köyümüzden bir arkadaşla kiralanan bir oda da kaldım. Yemeğimizi yengem yapıyordu. Oruçla olan sınavım artık başlamıştı. Aralıksız 30 gün oruç tuttum. İlçemizde, savurda Kara Bayram Ustanın davulcusuyla memleket ezgilerini icra ettiği zurna sesini zevkle dinlerdik. Ve iftar vakti yaklaşırken de Taştan Dayı’nın Efkâr Tepesin top patlatmasını sabırla beklerdik.

 

Öğretmen Okulu yılarımda yatılı öğrenciydim. Ramazan ayında arkadaşlarımla büyük çoğunluk oruç tutardık. Savurda yemeklerimiz yemek masasında hazır olurdu. Aynı duyarlılıkla iftar yemeğimizde yemek masamızda bizi beklerdi. Oruç tutmayan arkadaşlarla özgürce kahvaltılarını yapar, öğlen yemeklerini oruç tutmayan öğretmenlerimizle yerlerdi. Niyetli ve oruçsuz arkadaşlarımız arasında en küçük bir hoşnutsuzluk olmazdı. Ve oruç tutmanın dini bir görev olduğunu aynı zamanda İslam’ın koşullarından biri olduğunu zamanla iyice içselleştirdim.

 

Ve orucun aşağıda sıralanan faydalarını doktorlarımızdan sıklıkla dinliyoruz. Oruç tutmanın beden sağlığına olan faydalarından öte son maddede sıralanan “İrade, sabır ve duygudaşlık gibi manevi yeteneklerini arttırır.” Özelliği çok değerli ve anlamlı benim için… Sıcak ve uzun yaz günlerinde oruç tutmak varsıl insanların aç insanlarla duygudaşlık yapmasını sağlar bir nemse de olsa. Günümüzde içinde kuş sütü eksik, aşırı zengin iftar sofralarının hazırlandığını gözlemliyoruz. Böylesi uygulamaların orucun manevi zenginliğine uygun olmadığını belirtmek gerekir.

 

 

·          Oruç tutmak insülin direncini azaltıp kan şekerini dengeler

·         Kan basıncı ve kolesterolü düşürür

·         Kalp sağlığı, diyabet ve kanser gibi kronik hastalıkların gelişme riskini azaltır

·         Beyin fonksiyonlarını artırır

·         Metabolizmayı hızlandırıp kilo vermeyi kolaylaştırır

·         Bağışıklığın güçlenmesini sağlar

·         Oruç tutmak sindirim sistemini rahatlatır

·         Büyüme hormonu salgısını artırır

·         Yaşlanmayı geciktirir

·         Karaciğer fonksiyonunda iyileşme sağlayabilir

·         İrade, sabır ve duygudaşlık gibi manevi yeteneklerini arttırır.

Ezcümle okul öncesi anne-babamın kılavuzluğunda oruç ve köy kültürünün güzelliklerini öğrendim. Ve kış aylarında kuş uçmaz kervan geçmez yurdun en ırak dağ köyünde öğretmenimiz 2. Sınıfta haftalık dergi, 3. Sınıfta 40’tan çok öykü ve masal kitabı getirtmişti. Evet, okuma sevgisi edinmede kılavuzum Köy Enstitüsü mezunu öğretmenim olmuştur.

 

Ulusça laikliği gereği gibi kavrayabilsek oruç tutanlara saygı duyar tutmayanlara da bazı illerimizde olduğu gibi fiziksel saldırı gafletinde bulunmayız.

( Çocuk Ve Ramazan başlıklı yazı sahara tarafından 21.02.2026 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )
Okuduğunuz Yazının Site Kurallarını İhlal Ettiğini Düşünüyorsanız, Site Yönetimine Bildirmek İçin Tıklayınız.
 

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu