Suarelere Gider Gibi
13 Nisan 2026
H. Çiğdem Deniz
Tango, vals ve kanto…
Her biri başka bir zamanın içinden süzülüp gelen, başka bir ruh hâlinin dilini konuşan üç ayrı anlatı.
Tango, kökleri Buenos Aires’in limanlarına uzanan; içinde özlemi, yarım kalmışlığı ve söylenememiş olanı taşıyan bir ses.
Vals, Avrupa salonlarında doğup özellikle Vienna ile anılan; zamanı kendi etrafında döndüren, zarif ve akışkan bir melodi.
Kanto ise Istanbul sahnelerinde hayat bulmuş; gündeliği, mizahı ve ince bir taşlamayı şarkının içine yerleştiren bir anlatım biçimi.
Bu üç ismi yan yana her duyduğumda, kendimi ait olmadığım bir zamanın içinde buluyorum.
Bir kadın olarak, o dönemlerin akşamlarına karışmışım gibi…
Adımlarım bugüne ait olsa da, içimdeki bekleyiş eski.
Belki de bu yüzden, bu konseri bekleyişim sıradan değildi.
Sanki bir programa değil, gecikmiş bir hatıraya davetliydim.
İçimde, yerini bulmak isteyen bir zaman vardı.
Suarelere hazırlanır gibi o eski özeni gösteriyorum.
Aynanın karşısında duranla aramda ince bir mesafe var; o hazırlanıyor, ben izliyorum.
Kumaşın omuzlara yerleşmesini, saçın usulca toparlanmasını, yüzün yavaş yavaş bir ifadeye kavuşmasını…
Hepsi sahne öncesi bir sessizlik gibi.
İçimde bir yer bu hazırlığı fazlasıyla ciddiye alıyor;
sanki birazdan söylenecek her şarkı bana aitmiş gibi.
Bir başka yanım ise daha sakince bakıyor:
Her hareketin içinde bir ölçü, her duraksamada tanıdık bir ritim var.
Ve sonra anlıyorum; bu akşam yalnızca bir konser dinlenmeyecek.
Biri yaşayacak, diğeri hatırlayacak.
Sahnede yükselen seslerle birlikte, zaman çizgisi usulca siliniyor.
Bir tango başladığında içimde eski bir sızı yerini buluyor;
bir valsle birlikte düşüncelerim dönmeye başlıyor,
bir kanto araya girdiğinde ise o ağır hava hafifçe kırılıyor.
O anlarda fark ediyorum:
Ben bu şarkıları ilk kez dinlemiyorum,
sadece ilk kez hatırlıyorum.
Tam da gecenin ortasında, bu akışın içinde bir eksiklik beliriyor.
Bu gecenin düşünce mimarı Nilgül ablamdı.
Kent konseyine sunduğu proje kabul gördü; sahne kuruldu, ışıklar yandı, alkışlar yerini buldu.
Lâkin bütün bu görünürlük içinde onun adı eksik kaldı.
Ve belki de bazı geceler,
müzik sustuğunda değil,
hatırlananlar yerini bulduğunda tamamlanır.
(
Suarelere Gider Gibi başlıklı yazı
çitlembik tarafından
14.04.2026 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )
Okuduğunuz Yazının Site Kurallarını İhlal Ettiğini Düşünüyorsanız, Site Yönetimine Bildirmek İçin Tıklayınız.