Yarım Kalanlar
Bu şehrin kaldırımları beni adımlarımdan tanır, gecenin en tenha saatinde bile adımı fısıldar taşlar.
Bir çay ocağının buğusunda unuttum gençliğimi, masada yarım kalmış ekmek kadar kimsesizdi umutlarım.
Annem uzaktan bir pencere ışığı gibi yanardı içimde, ben hangi karanlığa düşsem eve dönen kuşları hatırlardım.
Şimdi gurbetin paslı demirlerine yaslıyorum sırtımı, ellerim kireç kokuyor, avuçlarımda çatlamış bir ömrün haritası var.
Akşam olunca işçiler dağılır şehrin dört yanına, herkes bir kapıya döner, ben sigaramın dumanına.
Çünkü benim döndüğüm oda ne anamın sesini bilir ne çocukluğumun geçtiği sokağı.
Bir demir karyola, bir eski ceket, bir de duvara asılı sessizlik...
Memleket dediğin nedir ki? Bazen bir çeşme başında unutulmuş türkü, bazen mezar taşına düşen gölge, bazen de gece vakti insanın burnuna gelen ıslak toprak kokusu.
Öyle özledim ki... Bir sabah erkenden uyanıp köyün üstüne çöken sisi seyretmeyi, tandır dumanını, komşunun selamını, annemin çayı demleyişini...
Buradaysa günler birbirine benziyor. Aynı yük omuzda, aynı yorgunluk dizlerde, aynı eksiklik kalpte.
Geçenlerde aynaya baktım, saçlarıma erken düşmüş kışları gördüm. Meğer insan en çok kimse fark etmeden yaşlanıyormuş.
Ve ölüm...
Eskiden uzak bir dağdı ölüm, şimdi her gün önünden geçtiğim bir durak gibi.
Bir arkadaş vardı bizim şantiyede, memleketine dönemeden gitti. Cebinden çocuklarının resmi çıktı. Hepimiz sustuk.
O gün anladım; bazı insanlar ölmez, yarım kalırlar.
Eğer bir gün dönemezsem memleketime, adımı rüzgâra emanet edin.
Belki çocukluğumun geçtiği dere kenarından geçer, belki anamın penceresine vurur.
Ve biri sorarsa "Nerede kaldı o gurbet işçisi?" diye...
Deyin ki:
"Ekmeğinin peşine düştü, ömrünü bıraktı yollara. Bir avuç hasretle yaşadı. Ve memleketine kavuşamadan memleket oldu toprağa."
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.