Mualla Kadın Hikaye
Bir yangın mafyası aslında hayat yine kundakladıkça ömrü kusura kusur katan bir iştigal ve de emsal.
Hakkıyla vermek.
Hakkıyla da almak söz konusu olan lakin verdiğin oranda mı alıyorsun aldığından fazlasını mı veriyorsun? Tartışılır doğrusu.
İz bilmez yol bilmez kim ise… kadın ya da erkek aslında yaşı olmayan ama yasına da sahip çıkan belki tam tersi.
Teranede hüküm süren. Hükümlere delalet ve yüreği ıslah eden bir düş perdesi.
Korunaklı dünyalarımızda yaşayıp giderken ve de asla bize olmaz, deyip… sonrasını anlatmaya yürek mi yeter ya da yeter, deyip de çeker gider miyiz bu sahneden?
Mümkün mü?
Asla.
Hâşâ, Rabbim, sen affet.
Akıl karı olmasa da kaçmak kaçınmak aslında önce gözlerimizi kaçırıp akabinde uzağında durmak sonra da deri derin iç geçirip bu sefer aklın rütbeleri arasında gidip en şanlı apoletlerimizi sökerken insanlığımızdan.
Mücbir sebeplerden yana yakıla dert yanmak.
Aslımıza biat her şeyi geçiştirmek ve göz ardı etmek.
Kem küm eden biz laf cambazları.
Sus’lara gömülü biz yas erbapları.
Biz kör zihniyetler; biz yokuşa sokanlar…
Biz muhbirler.
Biz yalancılar.
Biziz biz: lafı gediğine koyan ve asla sitemden de geri durmayan.
Mualla Kadın’ında durumu bizden farklı değildi önceleri.
Öncesi vardı da neyin? Sonra denilen hangi iklim idi de ikilem mensubu bir yobazlığı sunuyordu beyit beyit?
Önce kocasını verdi toprağa lakin öncesi de var.
Adam zaten sessiz ve sadık bir kuluydu Mevla’nın. Kadına körkütük aşık… değildi hani hem de hiç değil lakin hep hoş tutardı karısını üstelik kimsenin etlisine sütlüsüne asla karışmazdı.
Hiç çocukları olmamıştı gerçi bir ara evlat edinmek istemişlerdi lakin… Mualla engel olmuştu daha doğrusu Mualla’nın tutumu aslında tutarsız sözleri ve gel-git aklı.
Normal bir insan profiline uygun düşen Mualla Kadın aslında normal addedilen ne idi de o profile denk düşüyordu gibilerinden bir intiba uyandırması muhtemeldi?
Fazlasıyla titiz ve hoyrat ve lafını esirgemeyen.
Sözü uzatmayalım.
Yurda başvuru yapmışlardı ve gerekli tetkiklerin yapılması adına uzmanlardan oluşmuş bir heyet ev ziyaretini gerçekleştireceklerdi işte bombanın piminin çekildiği an.
Titiz ise de insan… lakin gelen uzmanlardan oluşmuş heyet ilk etapta ayakkabıları ile girecek olsa da… elbette bununla kalmadı ve en sonunda bir Kırlangıç fırtınası yaşandı Mualla Kadın’ın evinde.
Yeteri kadar detaycı ve dikkatli uzmanlar notu vermişti kadına.
İlk etapta ayakkabılarının altını silen bu da yetmedi banyoda ayakkabıları deterjanla yıkayan… bu da yetmedi… kolonyayı da boca etti mi kadın geldikleri gibi gerisin geri gittiler hatta ayakkabılarını evde unutup.
Titizin dik alası bir kadın ve artık hangi akla hizmetse onu bir ömür çeken sessiz sakin kocası.
İçine ata ata adam yavaş yavaş sınıra gelmişti ve daha da attı içine daha da ta ki…
Yine günlük temizlik öncesi kocasını alışverişe gönderdi kadın ve sıkı sıkı tembihledi:
‘’Ne yap et hava kararmadan gelme. Artık arkadaşlarına mı gidersin ya da kahvehaneye mi ya da… sen bence hamama git de bir güzel keselen sonra gelirsin bir de ben sudan geçiririm kendimi.’’demesiyle adamı kapının önüne koyması bir oldu şimdi o gelene kadar rahat rahat yapardı temizliğini.
Konu komşu bilirdi Mualla Kadının bu titiz ev halini ve kapısını da bu yüzden fazla çalmazlardı ta ki o güne kadar.
Canhıraş temizliğe başlamıştı kadın artık kaçıncı kovaysa döktüğü banyoya ve o halde zor duydu kapının zilini. Söylene söylene açtı kapıyı. Ne vardı bu kadar erken gelecek? Dememiş miydi kocasına geç vakit gel, diye?
Lakin gelen başkasıydı. Kapıyı açmadan duydu telsiz sesini. Ne işi olurdu ki polisin kapısında?
Acele ile açtı kadın kapıyı ve bir avazda söylenmeye başladı:
‘’Evladım, hiç mi acımazsın bana? Bak bu yaşımda kan ter içinde geldim açtım kapıyı? Ne işim olur ki benim polisle?’’
Demişti demesine de içini bir tedirginlik sarmıştı.
Belli ki yolunda gitmeyen bir şeyler vardı. Yoksa yoksa…
‘’Hayırdır Memur Bey?’’
Demesine kalmadı, genç polis yaptı yapacağını. Ne vardı ki bir seferde söylese ne çıkardı değil mi?
‘’Kocanız, teyze: kocanız bir kaza geçirdi.’’
İşte demişti tek seferde. Gururla amirine baktı ta ki amirin gözlerinden öfke patlamasını görene kadar.
‘’Üzgünüm, efendim. Şey, bir anda söyledim ama… ama iyi durumu. Üç beş kırık şimdi de acil ameliyata aldılar.’’
Memnuniyetle baktı amirine bu sefer gördüğü daha da vahim bir öfkeydi amirinin gözlerinde.
İşi ele aldı deneyimli polis:
‘’Korkulacak bir şey yok, efendim. Biz sizi götürelim hastaneye hem ifadenizi de alırız.’’
Ne demekti bu şimdi?
Kadın ne yapmıştı da ifadesini alacaklardı?
‘’Biraz işim var benim. Az bekleyin. Şu halıları da yıkayayım doğru gideriz hastaneye.’’
Demesiyle gözlerinin kararması bir oldu.
Aradan ne kadar zaman geçmişti ki?
Bir saat? Bir gün? Bir yıl?
Kendine geldiğinde burnuna ilaç kokusu geldi ve acı bir tat ağzına.
‘’Neredeyim? Kocam nasıl?’’
İşte her şeyi hatırlıyordu kadın. En son evde temizlik yapıyordu canhıraş ve halılar… yıkanması gereken halılar…
Ya, şimdi?
Peki, kendisine ne olmuştu da hastane odasında yatıyordu bir başına?
Koşa koşa geldi hemşire yanına uyandığında demek ki kadın kendine gelmişti ve her şey de yolundaydı?
Öyle miydi acaba?
‘’Mualla Hanım, nasıl oldunuz? İyi görünüyorsunuz. Bir tansiyonunuza bakalım isterseniz. Uzatın kolunuzu teyze.’’
‘’Olmaz kızım.’’
‘’Korkmayın canınız acımayacak. Sadece kontrol edeceğim. Sonra da…’’
‘’Olmaz dedim. Hem temiz mi bu yatak da beni yatırmışsınız? Kocam neredeyse söyleyin de gelsin. Tüm gün dışarıdaydı. Acıkmıştır ne de olsa insan yıkandıktan sonra rahatlar acıkır. Çağırın da gelsin. Hem temizliğim de bitti. Eve gidelim de yemek yiyeli. Çek, çek o kabloları. Ne bunlar böyle? Her yerime bir şeyle bağlamışsınız? İyiyim ben. Kocam nerede bu saate kadar? Üstelik ben neden buradayım?’’
Kadın makineli tüfek misali ardı ardına soruyordu soruları, cevabı olmayan ne kadar soru varsa hatta daha da soracak iken doktor girdi içeriye.
‘’Uyandın mı teyzem?’’
‘’Ben uyumuyordum ki. Gözümü bir açtım ki buradayım. Sahi neden buraya getirdiniz beni? Hem kocam merak etmiştir. Eve geldiyse beni bulamamışsa nasıl da merak içinde kalmıştır. Ben gidiyorum eve. Söyleyin de biri taksi çağırsın.’’
Durum hiç de iç açıcı görünmüyordu.
İki yaşlı insan üstelik biri…
‘’Cevap bekliyorum sizden. Kocam nerede? Hamama gönderdim onu ama kesin yolda üstü başı batmıştır. Çağırın da gelsin. Daha eve gidip su döküneceğim üstelik dün yıkadığım perdeleri ütülemem lazım ama öncesinde…’’
‘’Teyzem, bir dur. Amca yani eşin bir kaza geçirdi ve sen bunu duyar duymaz bayılmışsın.’’
‘’Hayır, kimse böyle bir şey demedi. Hem sen de yalan söylüyorsun. O gayet iyi. Şimdi eve varmıştır bile.’’
‘’Kimlik tespiti için sana ihtiyacımız var, teyze. Geç sen şu tekerlekli sandalyeye. Bir yere gideceğiz ki mecburuz teyzem yoksa tespit edemeyiz kimliğini.’’
‘’Kimin kimliği? Bana ne üstelik? Ben eve gitmek istiyorum. Hadi, duydunuz beni.’’
‘’Bu halde seni bırakamayız. Önce seni amcanın yanına götürelim bir…’’
‘’Hele yola gelin bakalım. Şimdi oldu. Hadi, gidelim artık da adam daha da merak etmesin beni. Hah, oldu. Ben de size bunu diyordum ya. Geçeyim mi sandalyeye?’’
‘’Ama sakin olacaksın. Tamam mı? Sadece bakıp yüzüne söyleyeceksin kocan mı değil mi?’’
‘’Evlat, kırk yıllık kocamı tanımaz mıyım tek seferde? Ayağındaki nasırdan bile tanırım. Tövbe, tövbe ne diyorum ben? Hadi, gidelim. Sonra da atlar gideriz eve. Bak kaç oldu saat. Ne duruyorsunuz?’’
‘’Size ilk müdahaleyi ben yaptım. Acil doktoruyum. Bu da Hurşit Bey. Kendisi psikiyatrdır. Durumu size izah edecek. Hadi gidelim.’’
‘’Ne gerek var ilahi, oğlum? Ne gerek var bu tantanaya? Hem ben deli miyim de bir de ruh doktoru çağırmışsınız?’’
‘’Şu hırkayı da giy teyzem. Gittiğimiz yer biraz soğuk ne de olsa.’’
‘’Güldürme evladım. Buzhaneye mi gidiyoruz?’’
‘’Onun gibi bir yer. Temkinli olmakta fayda var.’’
***
‘’Yeni bina olmadığını biliyorum ama bu kadar pis ve bakımsız olacağını asla tahmin edememiştim.’’
‘’Siz de bir de içerisini görün de kararınızı öyle verin.’’
‘’Bir şey mi dediniz?’’
‘’Sıkıntı yok, efendim. İlk başta bir ilaçlama yaparız daireye hatta apartmana.’’
‘’O kadar mı kötü? Bakın ucuz diye alıyorsak da bu daireyi yani bu kadar masrafa ve eziyete de gerek yok, değil mi?’’
‘’Aslında önce böyle değildi bu daire lakin ev halkının başına gelenlerden sonra bir şekilde bu noktaya ulaştı. Ama her şeye bir çare var, değil mi? Sıkı bir temizlik sonra da…’’
‘’O yaşlı kadın.
‘’Evet.’’
‘’Çok mu oldu öleli?’’
‘’Olmuş.’’
‘’Nasıl yani? Kimse fark etmemiş mi?’’
‘’Normalde daire zaten çöp ev olduğu için gelen kokuyu fazla önemsememişler. Artık çekilmez hale gelince koku polis gelip içeri girmiş ve…’’
‘’Hurşit!’’
‘’Benden sakladığın bir şeyler mi var, aşkım?’’
‘’Ne münasebet canım. Hadi girelim de içerisini gezelim.’’
‘’Ben vazgeçtim. Bu, bu o kadının hatırasına saygısızlık olur. Ne demiştiniz kadının adı?’’
‘’Mualla Kadın.’’
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 1
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.