Güneşin Çekildiği Yerden
Güneşin parmak uçlarından
Ağır ağır çekildiği bir vakitte
Biraz daha kesti umudunu.
Üzerinde filizlenmeye çalışan solmuş çiçeklerin
Berrak suyla arınma ihtimali
günbegün azalıyordu.
Olsun.
Yine de en sevdiği mevsimi
iliklerine kadar giyecekti.
Sağlam ipliklerle tutturacaktı kendini hayata.
Gömleğinin kapanmayan üst düğmesi
abes bir görüntünün ortasında
inatçı bir gülümseme gibi sırıtacaktı;
iklimin bütün dengelerini bozmak istercesine.
Bir düşün,
maviye yorulduğu tabirlerde
arıyordu kendini.
Eksik bir cümlenin mutluluğunu
haykırır gibi,
ünlem işareti yerine
neden sorularıyla kurulmuştu hayatı.
Cumartesi sabaha karşı
aydınlığa çıkmayan yüzünü
yastığın ter kokan kılıfına gömüyor,
içinde büyüttüğü düşünceleri
kimsenin görmediği bir karanlığa saklıyordu.
Ayrılmak için bahane üretemeyecek kadar
kısır bir döngüdeydi artık.
Her dönüşünde
yeni bir yalnızlık doğuruyordu.
*** ***
“Rüyamda gördüm seni,”
diye başlayıp
yataktan tavana kadar uzanan
uzun cümleler kurdum ben.
Belki de sızdığın toprağın mayası tutmadı
diye düşündün.
İklim kuraklıkla terbiye edildi.
Barajlar kurudu, ormanlar küle döndü.
İmbatlar taşını toprağını toplayıp
saçlarından çekildi.
Yerine sert poyrazlar yerleşti.
Ama sen dinmedin içimde.
Dinmek için bir sebebe sığmadın.
Bir bahaneye, bir vedaya,
Bir son cümleye sığdıramadım seni.
Şimdi benim hep kalmak istediğim noktada
Senin urganlarını çözüp
Bir gün,
Yalnızca cümlelerinle çekip gideceğin hissi
çöküyor avluma.
Şiirlerle yüzünü yıkadığın bir sabahın eşiğinde
Gün aydınlığı yaratan varlığına
sarılıyor içimdeki çocuk.
Bizim kendi sığınağımızda gerçek sandığım şeyin
Başka karelerden, başka hayatların gölgelerinden
Zahiri bir his olduğunu öğreniyorum.
Mavi ilkokul önlüğümde kalmış acemilik lekesi gibi
Çıkmayan bir izdin.
Bu kez tırnak uçlarım yanıyor.
Kendimi kazımak ister gibi
Duvarlara, gecelere,
Suskunluğuma sürtüyorum ellerimi.
İki kimliğimle tek bir bedende yaşamayı
Kabullenişimin tam ortasında içimde derin yarıklar açılıyor.
Bir sandalye çekilir yanına.
Çay yeniden demlenir.
Ve insan,
Bunca kuraklıktan sonra bir kelimeyle bile
yağmur yağdırabilir.
2026 Ağustos Eylüle
Sivas
Güneşin Çekildiği Yerden başlıklı yazı Toprak tarafından
29.08.2026 tarihinde sitemize eklenmiştir.
Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu, kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.
İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz.
Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın.