Kayıp Eşya Deposu
Oysa yıldızlar sönmüştü;
Geceye küsen gözlerin kararan perdesinde,
Yalnızca bir anlığına.
Fırtınasız bir deniz kadar ağır,
Limansız gemilerin yükü...
Her kıyı bir aldanış,
Her dalga unutuşun ta kendisi.
İçerde bir yerde sızlar
Eski bir yaranın izi
Bu kayıp eşya deposunda.
Dökülür takvimden yapraklar,
Tozlu rafların arasına.
Ne bir selam gelir uzaktan,
Ne bir merhaba sözü…
Bir garip yolcudur artık
Zihnin zeminine yer etmiştir hatıralar ;
Elleri boş, gözleri dalgın
Gecenin tam ortasında...
Yapayalnız
Tek başına …
Oysa bekleyişler;
Sonbahar yapraklarıyla düşüp gitmiş ,
Gelecek yeni bir baharı beklemek üzere.
Bir fırça darbesidir yalnızlık,
Tuvalde yarım kalmış resim.
Ne rengi belli gökyüzünün,
Ne duyulur yürekten çıkan sesin...
Soluk bir gölgedir mazi,
Her adımda ardından gelen;
Uçuşur boşlukta kül zerreleri,
Eski bir yangından geriye kalan.
Işığı sönmüş bir kıvılcımdır artık
Kırık bir ayna gibidir kalp;
Göstermez gerçeği,
Sadece biriktirir durur
Geçip gidenlerin acısını
Bir fener ışığı gibi süzülür
Terk edilmiş kıyının sisinden.
Ne geçen bir gemi vardır ufukta,
Ne bir haber sevgiliden...
Zaman, paslı bir kilit gibi
Kapamıştır geçmişin kapısını
Bu kayıp eşya deposunun
Kurumuş bir gül yaprağında.
Unutulmuş iki dize arasında
Savrulur rüzgârda ,
Her biri bir başka hatıra;
Hiç yaşanmamış gibi sanki,
Oysa mektupları da yakılmıştır
Geçmiş sevdaların
Tozlu bir sandığın gizli bölmesine saklanmış…
O ağır gece çöker üzerimize,
Bir sis perdesi gibi sessiz.
Ne bir ses duyulur
Ne arayıp soran olur
Kalan sadece bir koca geçmiştir.
gecelerin koynunda,
Bu kayıp eşya deposunda.
redfer
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.