Mademki Emir Büyük Yerden
Sığınmacı bir isyandı feryadım, renklerin alaveresinde saklanmış siyahı görmezden gelemediğim mihrabın bitiminde tek bir yıldızla yetindiğim kâbus gecelerin sönmezken de feri ve işte alaşağı edilmiş yalnızlığın tek müdavimi.
Soluktu gözlerim tenimde gezinen ay ışığına özlemim dinmişken
Belki de beyitler ve bentler aşmalıydım gece güne varmadan
Acım ise algı eşiğinde saklı ne varsa görmezden geldiğim
Yankılanmayan sesimin uzamına sere serpe serildiğim
Mimozalar yoktu artık günümde
Belki üç beş kırık dal…
Gönlüm de yok iken artık sevdada
Yağmalanmış dünyama yağan kar misal
Oysaki henüz ermiştik hazana
Asma katında figanın
Tek bir katresine razıydım senden gelecek selamın
Gün evrildi gece serpildi
Saatler danışıklı dönüşüklü
Kurmaca ve sahte suretler aksayan ayaklarına mevsimin ansızın serildi
Dokunulmazlığı vardı ne de olsa mevsimin
Ne dokunabildiğim ne de okuyabildiğim bir dize
Şiirlere sevdalı diz dize geçen ömrün son vardiyası
Tam da erecekken huzura
Kopacak kıyametin alametifarikası
Nazıma niyazıma yenik düşen ansızın
Göğün kodaman kanatlarından serpilen nidaların
Hangi birini susturabilirdim ki?
Ne fermanım sonlanmıştı ne de figanım yitik
Çeşmesi kurumuş yüreğim delik deşik
Maniler söylendi öncesinde
Kürt çaldı Çingene oynadı
Miski amberi kâinatın suskunluğa büründü sonrasında
Yer gök Rabbin ayaklarına kapandı
Ve kesildi kurdele
Kasıntı siluetlerin değil mi ki feri söndü
Aydınlık nur yüzlü cemalin vakti geldi geleli günün bitiminde
Ve top atıldı çanlar çalındı
Zil taktı oynadı küçük kız
Rakkaseler süzüldü pervasız
Gölgelerine serili bir buse misali
Zevkin doruğunda uçuştu kuşlar
Aşkın değil mi ki miadıydı
Özlem sonlandı gök kubbe ayrıldı ortasından
Yerden tepeye uçuşan kanadına meleklerin
Yağan karın da zimmetlisi sevginin
Ve işte ses etmeden silindi günahlar
Ses etmeden verildi beratlar
Sonsuzluğun uzvunda saklı bir beyit misali
Önce şakıdı bülbül sonra açıverdi nazlı gül
Beti benzi sararmış hükümler yitildi
Ana konuşlu bir ferman söylendi ağzından sonsuzluğun
Nuruna sadık melekler uçuştu
Gün bu gündü madem
Matemler ve yaşlar silindi
Sona revak kala yeniden kuruldu saatler,
Gün doğumuna yakın sonlandı nasihatler
Her şey ve herkes yerli yerinde
Sökün eden ışığa rağbet eden bir pervane misali
Önce kana bulandı evren yağan kara aldırmadan
Işığa hasret pervaneler sonsuzluğa karıştı
Âdem ve Havva yeniden yazdı hikâyesini
Evren kutsandı aşka adaklar adandı
Sil baştan sev baştan, dercesine
Yeni bir hak tanıdı Yaratan tüm kullarına
Kudretine nail her zerreye de adanmışken sözcükler
Ne kurgu idi yaşanan ne de kurmaca
Kurtarıcı iş başında cihan ise aka büründü
Siyah sonlandı yuhalandı
Beyazın niyazına yenik düştü beddualar
Şükür ve hikmet ve bereket
Yeniden çalıştı sarkaç inadına dünün
Günü kurtarmadı insan sadece
Tüm insanlık aydınlandı
Mademki de emir büyük yerden…
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.