Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum AtışmaYENİ Online Üyeler
(0 oy)

Mahcubiyet Ve Yüzümdeki Pembelik




Y/anıldığım aşikar:

Mahcup bir eda ile öne eğdim başımı ama hatam ya da yanlışım olduğu için değil, hep de olduğu üzere y/anıldım.

Gök takviminde uçuşan saçlarıma bir kelebek konsun diye de s/alındım lakin kelebek ömürlü aşklar mezadında en yüksek meblağı mademki ben sunmuştum ve işte hep de olduğu üzere susuşlarda kaykıldım.

Her sus payı söylem hayatımdan yapraklar değil yıllar çaldı ve çalanın peşinden baka kaldım belki de bakaya kalan umudumdu kimselerin umurunda olmadığım kadar tek frekansta saklıydım ben: elbette alnımın akında yol alıp yaşadığım nasıl da aşikâr.

Vecizeler suskundu.

Atasözleri ise atalarıma emanet tıpkı benim gibi yüreğimi emanete bıraktığım kadar da sadakat ve metanet ve merhamet saklı tüm benliğim.

Köküme de sadıktım kimine göre çöpsüz üzüm kimine göre ana yadigârı en çok da ölümle sınandığım kadar sevdiklerimle ve boyumu aşan dertlerimi sunduğum değil mi ki tek mazeretim elbet kalemin eliyle şiirle d/okunduğum ihtimali bana pervasız bir yürek vaat ederken vakitsiz gidenlerin telaşının arkasından baka kaldığım.

Takvim devingen.

Ruhum asla değil durağan.

Kalemse doğurgan.

Kanatlarım ise hayli güçsüz ve yorgun gel gör ki uçmaya nasıl da meylettim bir ömür.

Elbet duygularımı kanat bildiğim yüreğimi ise liman ruhum ise kayıp mizaçların başşehri artık kim kime dost ise yabancılardan medet umduğum bir ırmağın akışına kondurduğum o kâğıttan kayık ve içinde yüreğim usulca gönderdiğim teslimiyetim ise sadece Rabbime tahayyül edilesi bir sırdan çok ama çok öte.

İnişli çıkışlı insan izlekleri.

Her biri merdiven.

Her biri pervane.

Ve ne yazık ki her biri yanardöner!

Gel de inan insan ırkına.

Lakin inanmak mizacımın alt kümesi ve tıkış tıkış içerisi solmadan gün sermeden yükü sararmadan gök kubbe ve saltanatı sonlanmazken hüznün.

Mubah olan duygular ve de.

Müsait olmadığında insanlar hele ki…

Rencide edilmek ise başa gelecek en kötü deneyim.

Beterin de beteri var elbet ve işte geçiştirildiğim daha da beteri zan altında kaldığım ve zamk gibi üstüme yapışan verilen veriştirilen payeler.

Zinhar yangın yeriyim.

Zulmüne zalimin gardımı düşürmeden elbet asla da baş eğmediğim.

Renklerse müşkülüm en çok beyazda ve pembede kendimi bulduğum çünkü alnımın akıyla yaşıyorum ve mahcup olmanın lehçesidir yüzümdeki pembelik.

Gözlerimi kaçırmadığım kadar da utanç duygusunun eşkâlini çizebilirim.

İltifatlar bir yanda zanlar diğer yanda:

Konuşlu olduğum zemin ise zemheri.

Üşümeyi erteleyip belki de yan çizenlere minnet etmediğim kadar da kendimden çekip gidemediğim.

Çekincelerim.

Ve arkamdan serptiğim çakıl taşlarım tıpkı masaldaki kahraman gibi beni gittiğim yerde bulsunlar diye belki de.

Kaybolmak ise mizacım.

Kaybolduğum kadar da kaybetmediğim değerlerim ve yüreğim ve ruhumun saflığı.

Peşimden gelenlere vereceğim en güzel cevapsa yüzümde kocaman bir gülüm/seme adıma şanıma yaraşan bir edayla yeri geldi mi mahcubiyetten kızardığım ama asla solmadığım asla sonlanmayan bir nezaket ile kula da kulluk yapmadan sadece kabul görmek Allah katında çünkü dünya makamları bana çok uzak üstelik elimin tersiyle itmedim mi her birini o gencecik yaşımda…

Eyvallah hayat!


Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
0 (0 oy)

Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler

  • Yorumlar 0
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com

Mahcubiyet Ve Yüzümdeki Pembelik

GÜLÜM ÇAMLISOY GÜLÜM ÇAMLISOY