Deneme / Hayata Dair Denemeler
Eklenme Tarihi : 20.01.2026
Anadolu’muzun kuzey doğu ucundaki serhat ilimiz
Ardahan’dan köylerinin birçoğu bulutlara komşu Şavşat ilçemize doğru yol
alıyoruz arabamızla. Ardahan Ovasını, menderesler çizen nazlı akan derelerini
sol tarafımızda bırakıp Sahara Dağı’na yaklaşıp Artvin topraklarına vardık. Ve
Kocabey Köyü yaylalarına selam verip, yerel adıyla Yanvegi’nin yamaçlarında
yolculuğumuz bin bir renk yayla çiçeklerini ve önümüzde beliren çam ve ladin
ağaçlarını seyrederek yolumuza devam ediyoruz. Sahara düzlüklerindeki
kaynaklardan oluşan ve yaylaların karşısında başlayan giderek derin bir vadide
Karadeniz’de son bulacak yolculuğuna başlayan çayımızda vadinin derinliklerinde
nazlı nazlı akıyor.
Yanbegi
yamaçlarını bitirip Baş Yatak adlı mıntıkaya vardığımızda ta ilerilerde ve
aşağılarda kırık arazilere yerleşmiş bil umum Şavşat köyleri ayaklarımız
altında gözükmekte adeta. Baş Yatak arkamızda kaldığında kara taşıtımız seyrelmiş
çam ormanlarında iki elin parmaklarından daha çok dönemeçleri bitiriyor. Bu kez
daha çok ladin ve köknar ağaçlarıyla bezeli oksijeni bol ormanın içinden geçip
Kocabey Kışlalarına varıyoruz. Kışlaları
da geride bırakıp bu kez yine kudretten büyümüş çam ormanı içindeki başımızı
döndüren dönemeçleri de geçerek dupduru çayımızın aktığı vadinin karşı
yamacında yolculuğumuz devam ediyor. Şavşat’a varıncaya kadar bu kez önümüzde
meyve ağaçlarıyla bezeli köylerden geçerken yine önümüzde dönemeçleri geçmek
gerekiyor. Şavşat ve köyleri kırık yerleşim alanları içinde… Köyler şenlikli
değil artık geçen yıllar gibi. Nüfusları hayli azalmış! Göç… Göç…
Şavşat’ı,
Anadolu’nun kuzey doğusunu kendi kaderine bırakalım halkıyla, doğasıyla. Bu kez
yurdun güney batı köşesine Muğla toprakların izlenimlerimizi ve gördüklerimizi
konu edinelim. Akdeniz’i ve Akkaya Köyü’nü görmek için şehir merkezinden yola
çıktık. Yolumuz bakımlı ve temiz; asfalt.
Muğla’nın çıkışında oldukça düz araziler
boyunca ilerlerken yolun sağ ve solunda dizili binaları ve yer yer sebze
bahçeleri, ekili tarlaları geride bırakıyoruz. Tarla ve çayırlardaki meyve
bahçeleri göz okşayıcı güzellikte… Daha ileride yolumuz tıpkı Kocabey
kışlalarını geçerken karşıladığımız çam ormanları gibi çam koruları bizi
karşılıyordu.
“Ordular,
ilk hedefiniz Akdeniz’dir ileri.” komutu gibi bizim de hedefimiz Akkaya Köyü,
Azmak Irmağı ve Akdeniz idi. Ve tıpkı Anadolu’nun kuzeydoğusundaki Sahara
Dağı’ndan Şavşat’a giderken karşılaştığımız kıvrımlı dönemeçleri geçmek
gerekiyordu maviyi denizi görmek için. Neyse baş dönmesi, mide bulantısı yaşamadan
dönemeçleri bitirip Azmak Irmağı kıyılarına vardık. Ve masmavi sularıyla
denizlerimizin en beyazı Akdeniz’i gördük.
Azmak
ırmağı, Anadolu’nun ilginç bir ırmağı. Uzunluğu pek kısa. Akkaya Köyü’nün
yaslandığı kayalıklardan fışkırıyor, debisi ise hayli yüksek. Tekne turları yapmaya da elverişli. İlginç
bir ırmak gerçekten Azmak. Yayla düzlükteki pınarlar gibi su kütlesi dupduru.
Irmağın kenarlarında su tanımsız güzel yeşil rengini kıyı boyunca uzanan yeşil
sazlardan alıyor.
Güney Batı
Anadolu’muzun bu küçük ırmağı, kıyılarındaki gür sazlıklar içlerinde yaşayan
böceklere ve böceklerle beslenen kazlara, ördeklere daha birçok kuşa ev
sahipliği yapıyor. Kaz ve ördekler, ırmakta teknelerde tur yapan insanlara
hayvan sevgisini yakinen tatmanın zevkini tattırıyor. Azmak Irmağı yaz
mevsiminde çeşme suları gibi duru ve soğuk suyunu Gökova Körfezine akıtıyor.
Akkaya Köyü, Azmak
Nehri ve Gökova Körfezi’nin armağanı tıpkı Mısır’ın Nil’in armağanı olduğu
gibi. Irmağın köy tarafındaki kıyısı boyunca çeşitli boy ve büyüklükte
kafeterya, lokantalar konuklarını bekliyor. Gökova Körfezi’ni biz gördüğümüzde
deniz suyu dalgasız masmavi Isparta halıları gibi sere serpe serilmiş haliyle
göz zevkimizi okşuyordu. Irmağın köy tarafında kıyısı ve Gökova Körfezi
kıyısında baştanbaşa lokanta, kafeterya… benzeri işletmeler turistlere hizmet
veriyor. Bu yönüyle ırmak ve körfez plajı halkımıza geçim kaynağı aynı zamanda.
Akkaya Köyü ve Gökova
Körfezi Anadolu’nun en göz alıcı güzelliklerini sergileyen zenginlik
kaynaklarımızdan sadece bir kaçı. Çeşme suları kadar duru, yayla suları kadar
yıl boyu soğuk suyuyla Azmak nehri, kıyısının hemen karşısında ki dik yamaçlar
boyu uzanan kayalıkları, kayalıklardaki doğayı bezeyen çam ağaçlarının
görülmesi gereken güzelliklerden sadece bazıları. Ne mutlu bizlere, betimlemek
ve övmekle yetersiz kalacağımız varlıklara sahip topraklarda oturuyoruz. Anadolu’nun
kuzey doğusu ve güney batısının toprakları güzel yurdumuzun sadece yakinen
gözlemlediğim yerler. Yurdumuzda daha nice nice doğa harikası yöreler,
denizler, ırmaklar göller… var…