Kelebeklerin Bildiği Perşembeler
Kelebeklerin Bildiği Perşembeler
2 Temmuz 2026
Şahinde Başpınar "Sayşad" dediğinde akan sular bile bir an durup kulak kesilirmiş. Onun anlattıklarından bilirim; rüzgâr sesini inceltir, kelebekler kozalarından çıkıp renkli kanatlarını açar, gelip saçlarına konmak istermiş. Böylesine zarif bir hayal dünyası, ancak aşkı ömrünün son demine kadar incitmeden taşıyabilmiş bir kadına yakışırdı.
O, bir aşk kadınıydı. Şiirlerinin neredeyse tamamı rahmetli eşine yazılmıştı. Birbirlerine her gün bıraktıkları küçücük notlar, birkaç satırlık şiirler ve ince düşünceler, sevgilerinin gündelik hayattaki sessiz karşılığıydı. Aşk onlar için yalnızca bir duygu değil, her güne yeniden yazılan bir sadakatti. Ben de onun hüzünlü gözlerinin ardında hiç eksilmeyen yaşama sevincine ortak olmanın bahtiyarlığını yaşadım.
Perşembe günleri geldi mi içimizi tatlı bir heyecan kaplardı. Çark Caddesi'nden yürüyerek Cumhuriyet Meydanı'na ulaşır, Ahsen Pastanesi'nin ikinci katındaki yuvarlak masamızın etrafında toplanırdık. Daha yolda sohbet başlar, cadde boyunca karşılaştığımız tanıdıklara selam vere vere ilerlerdik. O yuvarlak masa yalnızca bir masa değildi; şiirin, musikinin ve dostluğun etrafında kurulan küçük bir gönül meclisiydi.
Şairler Derneği'nden ve Musiki Cemiyeti'nden dostlarımız orada buluşurdu. Kimi yeni yazdığı şiiri okur, kimi bir besteden söz açar, kimi de yılların içinden süzülüp gelen bir hatırayı anlatırdı. Bazen tek bir mısra, bazen bir şarkı, hepimizi uzun bir sessizliğe bırakırdı. O sessizlik bile kendi başına bir sohbetti.
Yaz gelip havalar ısınınca bu defa soluğu Şemsiyeli Park'ta alırdık. Çaylarımızı yudumlarken sohbetimiz kaldığı yerden devam ederdi. Ağaçların arasından süzülen rüzgâr, kuş sesleri ve kahkahalar birbirine karışırdı. O günlerde hep inanmışımdır; kuşlar, dostluğumuz için daha önce hiç söylenmemiş şarkılar besteliyordu.
Şimdi bazen kendi kendime soruyorum. Acaba o eski perşembeleri hatırlayıp beni de anarlar mı? "Bir Çiğdem geldi geçti," derler mi? Zaman bizi birbirimizden uzaklaştırsa da bazı masalar hiç dağılmaz. Üzerindeki çay bardakları kalkar, sandalyeleri boşalır; ama dostluk, şiir ve vefa orada oturmaya devam eder.
Şahinde Abla'nın bende bıraktığı izler bunlarla sınırlı değil. İçimde sakladığım daha nice hatıra var. Belki sevgili güncem, bir başka gün o yuvarlak masanın etrafında biriken anıları yeniden birlikte anarız.
H. Çiğdem Deniz
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.