Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum AtışmaYENİ Online Üyeler
(0 oy)

Sînede Pinhân Olan Âteş Değer

Sînede Pinhân Olan Âteş Değer



Vezin: Fâilâtün Fâilâtün Fâilün


Ham olan kalsın bu sevdâdan ırak, 

Olgunun kârı yanıp küllenmedir ancak. (1 )


Her perdede bir neş’e-i can pinhândır, 

Her nağmede bir remz-i dil-i hâyândır. (2 )


Aşk elinden kim ki içmiş bir kadeh, 

Ona dünya bir hiçe benzer, ey kadeh! (3 )


Kessin artık dil kelâmı, dursun âh, 

Aşka teslim olmaktır ancak doğru rah. (4 )


Dinle ey can, dinle bu ney nâlesin, 

Sırrı anla, kır şu aklın kâsesin! (5 )


Pür-ziyâ etsin bu bezmi feyz-i aşk, 

Kalsın âlemde sadece meşk-i aşk. (6 )


Yansın imdi sineler bu nâleden, 

Dolsun âlem nûr-ı aşkla lâleden. (7)


Sûz-ı hicranla tutuşsun her gönül, 

Bülbülün efğânına yansın bu gül. (8 )


Kıl tefekkür her dem ey can, ol agâh, 

Vuslatın yolunda Hak’tır tek pênah. (9 )


Redferî söyler bu nâyın razını, 

Çekmededir aşkın sonsuz nazını. (10 )


Sîne-i pür-sûza el ur, sûzı gör, 

Neydeki efğândaki Rûz'u gör.(11 )


Sırr-ı Hak’tır neydeki efğân u zâr, 

Söyleyen ol, dinleyen ol, elde var. (12)


Sûret-i zâhirde bir kuru kamış, 

İçte ama aşk-ı bî-pâyân varmış. (13)


Sînede pinhân olan âteş değer, 

Her ne söylerse gönül mülkün deler. (14)


Aşka pervâne olan bilsin bunu, 

Aşktadır hem mebde-i hem sonu. (15)


Kan bürümüştür bu vuslat yolunu, 

Kim sorar bilmem ki hicran kulunu? (16 )


Cânı târ-ı ney gibi inletmede, 

Sırr-ı dildârı cihâna etmede. (17 )


Bir nefeslik ömrü vardır kâinat, 

Sırra ermektir murâd-ı şeş-cihat. (18)


Gözlerin kördür eğer zâhir görür, 

Bâtın-ı âlemde Hakk bir bir yürür. (19)


Âşık-ı sadık olan ermiş meye, 

Aklı terk etmiş de uymuş nâleye. (20)


redfer


Günümüz Tükçesiyle   


1-Ham olan, olgunlaşmamış kişi bu sevdadan uzak dursun; çünkü olgun insanın kârı, aşk ateşinde yanıp kül olmaktır. (Mevlevi öğretisindeki "Hamdım, piştim, yandım" düsturuna açık bir atıftır.)


2-Neyin her perdesinde cana neşe veren bir gizem vardır; her nağmesinde hayran olan bir gönlün işareti saklıdır. (Musiki ve nağmelerin ruh üzerindeki derin tasavvufi etkisi işlenir.)


3-Ey kadeh! Aşk elinden bir kadeh içen kimse için bu fani dünya artık bir hiçten ibarettir. (Aşk şarabından tadan kimsenin dünyevi hırslardan arınması anlatılır.)


4- Artık dil konuşmayı kessin, ah etmeler dursun; zira doğru yol, yalnızca aşka tamamen teslim olmaktır. (Sözün bittiği yer olan hal diline ve teslimiyete geçiş ifade edilir.)


5- Dinle ey can! Bu neyin iniltisini iyi dinle; sırrı kavra ve aklın o dar kasesini kır gitsin! (Manaya ulaşmak için mantık sınırlarının ötesine geçme çağrısıdır.)


6- Aşkın bereketi ve feyzi bu meclisi nurla doldursun; şu alemde geriye sadece aşkın meşki ve talimi kalsın. (Alemin tek gerçek neşesinin aşk meşki olduğu temenni edilir.)


7- Şimdi gönüller bu feryatla tutuşup yansın; bütün alem aşkın nuruyla kızıla, laleye bürünsün. (Aşkın yarattığı coşku ve manevi dönüşüm görsel simgelerle anlatılır.)


8- Ayrılık ateşiyle her gönül tutuşsun; bülbülün bu feryadına gül de yanıp eşlik etsin. (Klasik edebiyatın bülbül ve gül simgeleri üzerinden aşktaki ortak feryat dile getirilir.)


9- Ey can! Her an tefekkür et, uyanık ol; kavuşma yolunda tek sığınak ve barınak Hakk'ın kendisidir. (İnsanın gaflletten uyanıp sığınacağı tek merci gösterilir.)


10- Redferî, bu neyin gizli sırlarını söylemekte ve aşkın sonsuz nazını, cilvesini çekmektedir. (Makta beytinde şair, neyin diliyle aşk yolculuğundaki sabrını ve sadakatini dile getirir.)


11- Yanan bağrıma elini koy da oradaki ateşi gör! Neyin iniltisindeki o büyük tecelliyi (İlahı günü/ışığı) seyret. (İnsanın iç dünyasındaki aşk ateşinin neyin feryadıyla dışa vurumu anlatılır.)


12- Neydeki bu feryat ve ağlayış, aslında Hakk’ın sırrıdır. Sözü söyleyen de O’dur, onu dinleyen de; elimizde kalan sadece O’nun varlığıdır. (Vahdet-i vücud anlayışına gönderme yapılarak, neyden çıkan sesin kaynağının İlahi nefes olduğu vurgulanır.)


13-Dış görünüşe bakarsan ney sadece kuru bir kamıştır; fakat onun içinde ucu bucağı olmayan bir aşk saklıdır. (Madde ile mana arasındaki karşıtlık; kuru kamış beden, içindeki ses ise ruhtur.)


14- Göğüste gizlenen o aşk ateşi öyle değerlidir ki, gönülden ne çıkarsa çıksın kalbin mülkünü delip geçer. (Aşkın dönüştürücü ve tesirli gücü ifade edilir.)


15- Aşkın etrafında pervane gibi dönen pervaneler bilsin ki, varlığın başlangıcı da sonu da yalnızca aşktadır. (Varoluşun gayesinin İlahi aşk olduğu belirtilir.)


16-Bu kavuşma yolu kanla kaplanmıştır; ayrılık acısıyla yanan bu kulun halini bilmem ki kim gelip sorar? (Hakikat ve vuslat yolunun çetinliği, çekilen çileler sembolize edilir.)


17- Ney, canı bir tel gibi inletmekte ve sevgiliye ait o gizli sırları bütün cihana ilan etmektedir. (Neyin çıkardığı her ses, İlahi sırların birer yansıması olarak görülür.)


18- Şu kâinatın topu topu bir nefeslik ömrü vardır; altı yönde (dünyada) bulunmanın tek amacı o gizli sırra ermektir. (Dünyevi ömrün geçiciliği ve insanın yaratılış gayesi hatırlatılır.)


19- Eğer sadece görünen dış dünyayı görüyorsan gözlerin kör demektir; zira görünmeyen mana aleminde adım adım yürüyen yalnızca Hakk'tır. (Zahir ve batın ayrımı yapılarak kalbi görmenin gerekliliği vurgulanır.)


20- Aşkın sadık âşığı, o manevi şarapla sarhoş olmuştur; aklı bir kenara bırakıp neyin iniltisine uymuştur. (İlahi aşk karşısında aciz kalan beşeri aklın teslimiyeti anlatılır.)





Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
0 (0 oy)

Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler

  • Yorumlar 1
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com
Sînede Pinhân Olan Âteş Değer

Sînede Pinhân Olan Âteş Değer

redfer redfer